Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Eski su arıtma tesisinin derinliklerinde, zamanın unuttuğu devasa pervanelerden damlayan suların yankısı, Kael’in düzensiz ve hırıltılı nefeslerine karışıyordu. Sentetik med-jelin buharlaşmasından sonra acı yeni bir seviyeye ulaşmıştı. Sağ kolundaki o buzul mavisi çatlaklar, tıpkı nefes alan bir organizma gibi belli bir ritimle parlıyor ve sönüyordu.
Kael, bedenini saran bu ateşin teknolojik bir aşırı yüklenme olmadığını artık tamamen idrak etmişti. Bu bir istilaydı. Aether, Kael’in hücrelerini bir yakıt olarak kullanıyor, dışarı çıkmak için etini yırtıyordu.
"Beni dinle," dedi zihninde yankılanan o kadim ses. Bu kez bir fısıltıdan ziyade, bir emirdi. "Ona direnirsen seni kül eder. Onu kabul et. Akışı yönlendir."
"Nasıl..." diye inledi Kael, dişlerinin arasından.
Lyra, tünelin girişini gözlemekten vazgeçip hızla ona döndü. "Ne dedin? Kael, kiminle konuşuyorsun?"
"Su..." Kael, zar zor başını kaldırıp sarnıcın ortasında biriken zifiri karanlık, yosunlu suya baktı. İçgüdüleri devreye girmişti. Büyü organikti; sentetik ilaçları reddediyordu ama belki doğanın kendisine tepki verebilirdi.
Kael, sağlam kolundan destek alarak kendini ileri doğru sürükledi. Lyra onu durdurmak için uzandı ama Kael’in kararlılığını görünce geri çekildi. Kael, alev alev yanan, mavi damarlarla kaplı sağ kolunu tereddüt etmeden sarnıcın buz gibi sularına daldırdı.
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları