Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Kusursuz bir menü, bir illüzyondur. Müşteri sadece tabağındaki renklerin ve tatların ahengini görür; oysa o tabağın ardında yanıklar, kesikler, ter ve kıl payı atlatılmış krizler yatar.
Leyla o gece yalının mutfağında hayatının en büyük illüzyonunu sergiliyordu.
"Wagyu etlerinin mühürleme derecesi altmışı geçmeyecek! Eğer o etin içi kahverengiye dönerse, sizi bu mutfağın zemininde mühürlerim!" Leyla’nın sesi, Fransız aksanıyla harmanlanmış sert bir fırça gibi tezgahların üzerinde geziniyordu. Vural’ın kendi aşçıları korkuyla başlarını eğmiş, Leyla’nın emirlerine robot gibi itaat ediyorlardı.
Leyla, ocağın başındaki sos tavasını ustalıkla çevirirken sağ kulağındaki minik kulaklıktan o boğuk, tanıdık ses geldi.
"Salondaki misafirler yerlerini alıyor," dedi Aras. Sesi, Leyla’nın damarlarındaki adrenalini iki katına çıkaracak kadar ciddiydi. "Vural masanın başında. Etrafı silahlı korumalarla dolu. Soğuk hava deposunun önündeki nöbetçi iki dakika sonra devriye değişimi için yerinden ayrılacak. Sadece yüz yirmi saniyen var Leyla."
Leyla tavayı tezgaha sertçe bıraktı. Kendi getirdiği sahte asistanlardan birine (Aras’ın adamına) dönerek, "Sosa sen bakıyorsun," dedi yüksek sesle. Ardından mutfaktaki diğerlerine döndü. "Kuşkonmazların yanında sunacağım özel beyaz trüfleri getirmeyi unutmuşsunuz. Kendim seçeceğim. Kimse ben gelene kadar etleri dilimlemesin!"
Sert adımlarla mutfağın en arkasındaki devasa, paslanmaz çelik kapıya doğru yürüdü. Nöbetçi gerçekten de telsizinden gelen bir anonsla birkaç saniyeliğine koridora doğru yönelmişti. Leyla ağır kapının koluna asıldı ve içeri süzülüp kapıyı arkasından kilitledi.
İçerisi zifiri karanlık değildi ama sadece zayıf, mavi bir LED ışıkla aydınlatılıyordu. Havada çiğ et ve buz kokusu vardı. Leyla hızla duvardaki dijital termostata baktı.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları