Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Lastiklerin ıslak asfaltta bıraktığı acı çığlık, hangarın kapısındaki zincirlerin şıngırtısına karıştı.
Siyah SUV, eski gemi söküm tersanesinin sundurmasına neredeyse çarparak durduğunda, Leyla motoru bile kapatmadan arabadan fırladı. Yağmur şiddetini bir an olsun azaltmamıştı. Arka kapıyı hızla açtığında, burnuna dolan o yoğun, demirimsi kan kokusu nefesini kesti.
Aras, koltuğa yığılmış haldeydi. Gözleri kapalıydı, nefes alışverişleri sığ ve düzensizdi. Kurşun sağ omuz boşluğunun hemen altına, köprücük kemiğinin birkaç santim aşağısına saplanmıştı. Siyah kabanı ve altındaki gömleği kana doymuş, ağırlaşmıştı.
"Emre! Yardım et, onu içeri taşımamız lazım!" diye bağırdı Leyla.
Ön koltuktan titreyerek inen Emre, yüzündeki darbe izleri ve yaşadığı şokla ayakta zor duruyordu ama Leyla'nın sesindeki o tanıdık, tavizsiz komuta tonu onu bir saniyeliğine de olsa mutfak disiplinine geri döndürdü. İkisi birden Aras’ın omuzlarına girip onu arabadan çıkardılar. Aras’ın bedeni ölü bir ağırlıktı.
Hangardan içeri girip o loş, rutubetli ve is kokan havaya karıştıklarında Leyla tereddüt etmedi.
"Tezgaha," dedi Leyla. "Onu kanepede müdahale edemem, alan çok dar. Paslanmaz çelik masanın üzerine yatırıyoruz!"
Sadece birkaç saat önce Zakkum’un zehrini parçaladıkları o devasa endüstriyel masanın üzerine Aras’ı sırtüstü yatırdılar. Metalin o dondurucu soğuğu Aras’ın inlemesine neden oldu. Adamın başı geriye düştü, dudakları kağıt gibi bembeyazdı.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları