Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
BÖLÜM 24: HESAP PUSULASI
Sessizlik. Atölyenin taş duvarları arasına çöken o ağır, zehirli sessizlik, Vural Karahanlı’nın zihnindeki yıkımın tek yankısıydı.
Altı silah. Altı karanlık namlu. Hepsi, saniyeler öncesine kadar İstanbul’un yer altı imparatoru olduğunu sanan adama çevrilmişti. Vural’ın gözleri, kan rengi konsomenin içinde parlayan gümüş USB bellek ile Turan’ın elindeki Glock marka tabanca arasında gidip geliyordu. Dudakları aralandı ama boğazından sadece boğuk bir hırıltı çıktı.
"Turan..." dedi Vural, ellerini iki yana açıp o alıştığı, sahte otoriter gülümsemesini yüzüne yerleştirmeye çalışarak. "Bu bir kumpas. Görmüyor musunuz? Bu velet ve şu mutfak faresi kadın, aklınızla oynuyor! O belleğin içinde ne olduğu belli bile..."
"Öğrenmesi çok kolay," diye kesti Turan, buz gibi bir sesle. Masadan bir peçete aldı, uzanıp sıcak konsomenin içindeki gümüş belleği çıkardı. Üzerindeki kan rengi suyu silerken, gözlerini Vural’dan ayırmıyordu. "Eğer bu bellek sahteyse, Aras’ın beynini kendi ellerimle bu masaya dağıtacağım Vural. Ama eğer doğruysa..."
Turan sözünü tamamlamadı. Gümüş belleği, yemek salonunun köşesindeki projeksiyon cihazına bağlı olan dizüstü bilgisayara doğru fırlattı. Cihazın başında bekleyen Emre, titreyen elleriyle belleği yakaladı ve yuvaya taktı.
Leyla, tezgahın arkasında ellerini paslanmaz çeliğe dayamış, bu kusursuz çöküşü bir heykeltıraşın eserini izlediği gibi izliyordu. Aras ise kollarını göğsünde kavuşturmuş, karanlık bir melek gibi Vural’ın tam karşısında duruyordu.
"Oynat komi," dedi Aras, gözlerini Vural’dan bir saniye bile ayırmadan.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları