Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Miras’ın kapısındaki "Kapalı" tabelası çevrildiğinde, mutfaktaki sessizlik Leyla için ilk defa huzur değil, sağır edici bir tehdit gibi yankılanıyordu.
Son komi de arka kapıdan çıkıp gittiğinde, Leyla endüstriyel tezgahın soğuk çeliğine tutunarak derin bir nefes aldı. Birkaç saat önce o tezgahtan çıkan tabağa, koca bir restorandaki onlarca insanın ve kendi ekibinin arasından süzülerek zehir damlatılmıştı. Mutfak onun kalesiydi ama surlarında artık koca bir gedik vardı.
"Kamera kayıtlarını aldım."
Aras’ın sesi, mutfağın loşluğunda bir jilet gibi keskin duyuldu. Elinde gümüş rengi bir dizüstü bilgisayarla ofisten çıkmış, doğrudan Leyla’nın yanına, tezgahın üzerine bilgisayarı bırakmıştı. Ekranda, salonun köşesini ve bir numaralı masayı gören siyah-beyaz güvenlik kamerası açısı vardı.
"İzle," dedi Aras, parmağıyla 'oynat' tuşuna basarken.
Görüntüde, Mert tabağı masaya bırakıp uzaklaşıyordu. Takım elbiseli adam, yani Zakkum’un tetikçisi, yavaşça tabağa doğru eğildi. Görüntüyü yavaşlatan Aras, adamın elini ceketinin iç cebine götürüyormuş gibi yaptığı o milisaniyelik anı dondurdu. Adamın ceketinin manşetinden, gümüş rengi ince bir damlalık ucu çıkmış ve doğrudan kekiğin üzerine o şeffaf zehri bırakmıştı. Her şey kusursuz bir illüzyonisti andıracak kadar pürüzsüz ve hızlıydı. Adam sonrasında başını kaldırıp doğrudan kameraya, o alaycı gülümsemesiyle bakmıştı.
"Adı Vural," dedi Aras, ekranı sertçe kapatırken. Sesi, bastırmaya çalıştığı yoğun bir öfkeyle titreşiyordu. "Zakkum’un en eski infazcılarından biri. Genelde kurbanlarına dokunmaz bile; sadece uzaktan izler ve işin bittiğinden emin olur. Onun sahaya inmesi, şebekenin bu defter işini ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor."
Leyla ellerini kollarına sararak titremesini engellemeye çalıştı. "Bu adam... Babamı tanıyor muydu sence?"
"Eğer baban Zakkum için o formülleri hazırladıysa, Vural’la aynı masaya defalarca oturmuşlardır." Aras, Leyla'nın yüzündeki o yıkılmış ifadeyi gördüğünde ses tonunu bir nebze olsun yumuşattı. "Babanın kim olduğu veya ne yaptığı artık geçmişte kaldı Leyla. Bizim şu ana odaklanmamız gerek. Zakkum, defterin tamamını istiyor. O koparılmış sayfaları onlardan önce bulmalıyız. Baban onları ofiste saklamadıysa, nerede olabilir?"
Leyla gözlerini kapatıp zihnini zorladı. Babası her zaman aşırı dikkatli, sır küpü bir adamdı. Evdeki kasasına bakmışlardı, ofisteki gizli bölmeden sadece iki sayfa çıkmıştı. Nereyi gözden kaçırıyorlardı?
Zihninde babasının sesi yankılandı: "En kıymetli malzemeni, ateşten en uzağa sakla Leyla. Işığın ve sıcağın ulaşamadığı yere..."
Gözleri aniden fal taşı gibi açıldı.
"Ateşten en uzağa..." diye mırıldandı Leyla. Bakışları, mutfağın en dip köşesinde duran, yıllardır sadece eski şarapların bekletildiği için personelin pek girmediği ağır demir kapıya kaydı. "Kav. Şarap kavı."
Aras’ın bakışları Leyla’nın baktığı yöne kilitlendi. Hiçbir şey söylemeden bilgisayarı kenara itti ve Leyla ile birlikte o ağır demir kapıya doğru yürüdüler.
Kapının paslı menteşeleri, açılırken adeta inleyerek restoranın sessizliğine karıştı. İçeriden yoğun bir rutubet, meşe fıçısı ve yıllanmış mantar kokusu yayıldı. Taş merdivenlerden aşağı, restoranın temellerine doğru inmeye başladılar. Ortam buz gibiydi. Leyla önden iniyor, Aras hemen arkasından onu takip ediyordu. Aras'ın varlığı sırtında bir zırh gibi hissediliyordu; karanlıkta bile yaydığı o sıcaklık ve güven hissi, Leyla’nın midesindeki o buzdan düğümü bir nebze olsun çözüyordu.
Bu bölümün ilk 15 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları