Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Tarihte pek çok büyük felaket yaşandı. Pompei'nin küller altında kalması, Titanik'in batması, dinozorların soyunun tükenmesi falan... Ama yemin ederim hiçbiri benim dün gece saat 03:14'te yaşadığım o trajedinin yanından bile geçemez.
Her şey, uyku tutmadığı için elime telefonu almamla başladı. Hedef belliydi: Arda. Okulun, varlığından haberdar bile olmadığı o çocuğu. Gerçek hesabımdan bakacak kadar cesaretim olmadığı için, her Türk gencinin demirbaşı olan fake hesabıma giriş yaptım: kediler_ve_kahve99. (Evet, isim çok yaratıcı, biliyorum. Üstüme gelmeyin, hesabı açarken 14 yaşındaydım.)
Profiline girdim. Parmaklarım ekranı kaydırdıkça kaydırdı. Önce geçen haftaki kahve story'leri, sonra geçen yazın tatil postları... Derken kendimi karanlık sularda, 2019 yılına ait fotoğrafların arasında buldum.
Arda'nın pembe bir flamingo deniz yatağının üzerinde, ergenlik sivilceleri ve inanılmaz komik bir güneş gözlüğüyle verdiği o poza bakıp kıkırdıyordum. Ekranı yakınlaştırmak istedim. Sadece masum bir yakınlaştırma hareketi. Başparmağım ekrana değdi.
Ve o oldu.
Ekranda devasa, kıpkırmızı bir kalp belirdi.
Kalbim tam o saniye durmuş olabilir. Abartmıyorum, tıbbi olarak birkaç saniyeliğine ölmüş olabilirim. Beynim anında acil durum moduna geçti. Telefonu yatağın öbür ucuna fırlattım. Sanki telefon alev almış gibi bakıyordum.
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları