Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Mahmut Abi'nin el feneri tam göz bebeklerime odaklanmışken, hayatımın bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmesini bekledim. Ama onun yerine sadece Mahmut Abi'nin o meşhur, kalın bıyıkları belirdi.
"Ne yapıyorsunuz siz karanlıkta köşelere saklanıp bakayım?!" diye gürledi Mahmut Abi. Feneri bir Arda'nın yüzüne, bir benim yüzüme tutuyordu. "Burası ilim irfan yuvası, okuma salonu! Romantizm yapılacak yer mi burası! Kalkın, toplayın eşyalarınızı!"
Arda, o an bile sakin kalmayı başararak hafifçe boğazını temizledi. "Mahmut Abi yanlış anladın, kapı kilitlenince..."
"Bırak şimdi kapıyı bacayı!" diyerek sözünü kesti Mahmut Abi. Bizi resmen önünden kışkışlayarak kütüphanenin çıkışına doğru sürdü. "Namık Kemal'in kemiklerini sızlattınız be! Yürü, yürü, yürü!"
Dışarı çıktığımızda soğuk gece havası yüzüme bir tokat gibi çarptı. Kütüphanenin kapısı arkamızdan büyük bir gürültüyle kilitlenirken, ikimiz de bir süre sessizce sokak lambasının altında durduk. Sonra Arda dayanamayıp gülmeye başladı. O kadar içten ve rahat bir gülüştü ki, benim de dudaklarımdan kıkırdamalar dökülmesine engel olamadım.
Evin sokağına kadar beraber yürüdük. Kütüphanedeki o elektrikli havadan sonra aramızda kelimelere dökülmeyen, tatlı ve utangaç bir sessizlik vardı. Evin kapısına geldiğimizde bana döndü.
Bu bölümün ilk 6 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ama devamını çoook merak ettim neden orda bitti kii şimdii aaa