Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Pazartesi sabahı okulun en tenha tuvaletlerinden birinde, aynanın karşısında kelimenin tam anlamıyla sinir krizi geçiriyordum. Melis, peçeteyi soğuk suyla ıslatıp ensemde bekletirken ben aynadaki solgun yansımama bakarak adımı değiştirip İzlanda'ya yerleşme planları yapıyordum.
"Bitti," dedim titreyen bir sesle. "Okul hayatım, itibarım, Arda... Her şey bitti. Pelin o hesabı dev ekranda gösterdiğinde doğrudan okulun çatısına çıkıp kendimi boşluğa bırakacağım."
"Saçmalama," dedi Melis peçeteyi biraz daha sert bastırarak. "İzlanda çok soğuk, orada yaşayamazsın. Hem o yılanın elinde kesin bir kanıt yoktur, sadece blöf yapıyordur."
Melis'in bu iyimser teorisi, tuvaletin kapısının gıcırdayarak açılması ve içeriye o yoğun, geniz yakan vanilya kokusunun dolmasıyla anında çürüdü. Pelin, yanındaki iki sadık yaveriyle birlikte kapıda belirmişti. Yüzünde o meşhur, yırtıcı gülümsemesi vardı.
"Ah, kızlar," dedi Pelin yavaş adımlarla aynaya doğru yaklaşırken. "Ben de tam sizi arıyordum. Hafta sonu kütüphanede fazla mesai yapmışsınız duyduğuma göre."
Kalbim göğüs kafesimi delip çıkmak üzereydi ama çenemi sıkarak sessiz kaldım.
Pelin, çantasından lip gloss'unu çıkarıp dudaklarına sürerken aynadan gözlerimin içine baktı. "Açık konuşacağım Derin," dedi sesi aniden buz gibi bir tona bürünerek. "Senin şu 'kediler_ve_kahve99' isimli sefil küçük sırrını biliyorum. Spotify listelerinden, gece yarısı Arda'ya bakarak dinlediğin o ezik aşk şarkılarına kadar her şeyi... Eğer bu hafta sonu o Bahar Partisi'ne gelirsen ve Arda'nın etrafında dolanmaya devam edersen, yemin ederim o dev ekranda tüm okula bu rezilliği izletirim."
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları