Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Cumartesi akşamı odam, savaşa hazırlanan bir karargah gibiydi. Etrafta saç spreyleri, fırçalar ve Melis'in "Kesinlikle bunu giymelisin!" diyerek üzerime fırlattığı kıyafetler uçuşuyordu. Sonunda aynanın karşısına geçtiğimde, yansımama inanamadım. Prenses gibi kabarık bir elbise değil, tam aksine simsiyah, zarif ama bir o kadar da "ben buradayım" diyen bir tulum giymiştim. Saçlarım, hafif dalgalı ve serbestti. Omuzlarım dikti.
"İşte bu," dedi Melis arkamdan gururla bakarak. "Görünmez kız öldü, yaşasın yeni kraliçe. Savaş boyalarımız sürüldü. Gidip o vanilya kokulu yılanı kendi zehrinde boğalım."
Okulun spor salonuna girdiğimizde içerisi çoktan tıklım tıklımdı. Disko topunun ışıkları, yüksek sesli müzik ve kahkahalar birbirine karışmıştı. Kapıdan içeri adım attığım an, Pelin'in tam karşımda durduğunu gördüm. Elindeki içecek bardağı neredeyse yere düşüyordu. Yüzündeki o şaşkınlık ve dehşet ifadesi, bütün akşamın stresine değecek cinstendi.
Ama benim gözüm ondan çok daha önemli birini arıyordu. Ve onu buldum. Arda, salonun diğer ucunda arkadaşlarıyla konuşuyordu. Üzerindeki o rahat ama mükemmel oturan siyah gömleğiyle nefes kesiciydi. Bakışları beni bulduğunda konuşmayı kesti. Gözlerindeki o hayranlığı kilometrelerce öteden görebilirdim. Ama perşembe günkü o soğuk konuşmamızı hatırlamış olacak ki, yüzündeki ifade birden ciddileşti ve bakışlarını kaçırdı. Kalbim sızlasa da, sıramı beklemem gerektiğini biliyordum.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, Pelin'in sinsi sinsi DJ kabinine doğru yaklaştığını gördüm. Elinde pembe kılıflı telefonu vardı. Planı devreye sokma vakti gelmişti. Derin bir nefes aldım, Melis'in elini son kez sıkıp kalabalığı yararak doğrudan sahneye fırladım.
Bu bölümün ilk 5 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu bölüme bayıldımmm yürü be derinnn