Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Pazartesi sabahları genelde kötüdür. Ama eğer hafta sonu okulun en havalı çocuklarından birine fake hesabınızı resmen altın tepside sunduysanız, o pazartesi sabahı tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür.
Kantin masasında Melis'e her şeyi—evet, o masanın altındaki kafamı çarpma olayımı ve Arda'nın bileklerimi tuttuğu o kalp krizlik saniyeyi bile—anlattığımda, kızın gözleri yuvalarından fırlayacak gibi oldu.
"Sen ciddisin!" diye ciyakladı Melis, elindeki yarım poğaçayı masaya fırlatarak. "Kızım, çocuk seni resmen Spotify'dan FBI gibi enselemiş ve sen bana sakince 'bileklerimi tuttu' diyorsun! Siz şu an resmen bir romantik komedinin yirminci dakikasındasınız!"
"Bağırma!" diye tısladım masanın üzerinden ona doğru eğilerek. "Ne romantik komedisi Melis? Sadece acıdı bana. Yani düşünsene, karşısında masanın altına saklanmaya çalışan bir ezik vardı."
"Ezikleri kimse bileklerinden tutup gözlerinin içine bakarak sakinleştirmez Derin. Kendine gel," dedi Melis kollarını bağlayarak. "Bu çocuk sana yürüyor. Net."
Ona göz devirip çantamı sırtlandım. Zil çoktan çalmıştı ve edebiyat dersi için sınıfa gitmemiz gerekiyordu. Koridor her zamanki gibi mahşer yeriydi. Melis hala arkamdan "Bence hafta sonu yine buluşacaksınız!" diye bağırırken, ben sadece görünmez olma pelerinime sarınıp sırama sağ salim ulaşmayı planlıyordum.
Bu bölümün ilk 6 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Devamıııne zaman gelirrr