Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ellerime bakakaldım.. damarlarımın içinde o mor ışık hala sönmemişti, hafif hafif parlıyodu resmen. pars ve o dağ gibi arkadaşları az önce benim yüzümden mi uçmuştu on metre öteye?? nefes alamıyodum, kalbim göğüs kafesimi parçalıcak gibi atıyodu. ben az önce naptım??
"gece.."
ares'in sesiyle kendime geldim. buz gibi elleriyle omuzlarımı kavradı, kömür karası gözlerinde o ukala ifadeden eser yoktu şimdi. inanılmaz ciddi ve gergindi.
"hemen gitmemiz lazım.. bu enerji patlamasını bütün orman hissetti, birazdan burası kan kokusu almış sürülerle dolucak." dedi ve bana cevap verme hakkı bile tanımadan beni tekrar belimden ve bacaklarımdan kavrayıp gelin stili kucağına aldı.
tam o sırada pars o çarptığı ağacın dibinden inleyerek doğrulmaya çalıştı. üstü başı toprak içindeydi, göğsündeki kaslar acıyla kasılıyodu. o kehribar gözlerini bana diktiğinde içindeki o hırçın öfke tamamen gitmiş, yerine korkuyla karışık bi dehşet gelmişti.
"sen.." diye fısıldadı çatallı bi sesle pars. "sen nesin böyle gece.."
ona cevap vermek istedim, ben de bilmiyorum demek istedim ama ares saniyeler içinde o insan üstü hızıyla rüzgarı yararak koşmaya başladı. zifiri karanlık ormanın içinde uçuyoduk resmen, gözlerimi kapatıp kafamı onun o taş gibi sert, deri ceket kokan göğsüne gömdüm.
ne kadar gittik bilmiyorum ama ormanın çok derinlerinde, devasa kayalıkların arasına gizlenmiş bi yere geldik. dışardan bakınca sadece bi mağara girişi gibi duruyodu ama içeri girdiğimizde şok oldum.. resmen ultra lüks, simsiyah eşyalarla döşenmiş devasa bi evdi burası!! duvarlarda meşaleler yanıyodu ama herşey o kadar modern ve karanlıktı ki.. ares'in gizli yeri olmalıydı.
ares beni yavaşça o devasa siyah deri koltuğa bıraktı. bacaklarım o kadar titriyodu ki o bırakmasa kesin yere yığılırdım.
ellerime baktım, mor ışık sönmüştü ama hala karıncalanıyolardı. gözyaşlarım aniden yanaklarımdan süzülmeye başladı. hıçkırıklara boğuldum resmen.
"ben naptım az önce.." diye ağlamaya başladım ellerimle yüzümü kapatarak. "pars'a zarar verdim.. ben canavar mıyım ares?? bu içimdeki şey ne noluyo bana!!"
ares önümde diz çöktü. evet yanlış duymadınız, o buz gibi, herkesin korkudan titrediği ares benim önümde diz çöktü!! o büyük, bembeyaz ve soğuk elleriyle titreyen ellerimi yüzümden yavaşça çekti. kömür karası gözleriyle bana o kadar derin, o kadar yoğun baktı ki ruhumun en ücra köşesini bile gördüğünü hissettim o an.
"sen canavar değilsin küçük kız.." diye fısıldadı o tehlikeli ama bi o kadar da huzur veren sesiyle. baş parmağıyla gözyaşımı sildiğinde irkildim, dokunuşu o kadar soğuk ama yumuşaktı ki. "sen bu kasabanın, hatta bu evrenin yüzyıllardır gördüğü en güçlü şeysin. içindeki melez kanı sonunda uyandı. mor alev.. efsanelerde geçen ve sadece gerçek bi kraliçenin kanında bulunan bi güç bu."
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Yaaaa tamda opuyordu ama offff bunun telafisi olarak daha buyuk bir sey isteriZ😅
Yorum
Yorum bulunamadı.