Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
mağaranın o devasa demir kapısı bir kez daha, bu sefer çok daha büyük bi gürültüyle sarsıldığında çığlık atmamak için ellerimle ağzımı kapattım.. yer titriyodu resmen deprem oluyo sandım!! ares'in o az önceki romantik ve yumuşak hali saniyeler içinde yok olmuştu.. simsiyah saçları alnına dökülmüş, o kan kırmızısı gözleriyle kapıya kilitlenmişti.
"ares.. noluyo kim var orda.." diye fısıldadım titreyen sesimle. dizlerim o kadar çok titriyodu ki o siyah deri koltuğa sıkıca tutunmak zorunda kaldım.
"saklan küçük kız.." diye tısladı ares bana bakmadan. sesi o kadar tehlikeli çıkmıştı ki tüylerim diken diken oldu. "saklan ve ne olursa olsun o mor enerjiyi kullanmaya kalkma, kokusu onları daha da çıldırtıcak."
onları mı?? onlar kimdi beynim patlıcaktı artık!!
ben tam koltuğun arkasındaki o karanlık köşeye siniyodum ki, demir kapı korkunç bi çatırtıyla menteşelerinden koptu ve içeri doğru uçtu!! kalkan toz bulutunun içinden üç kişi içeri girdi.. ama benim gözüm direk ortadakine takıldı.
sapsarı uzun saçları, bembeyaz teni ve dudağındaki o kan kırmızısı rujuyla bi mankene benziyodu kız. üstünde simsiyah dar bi deri pantolon ve topuklu çizmeler vardı.. ama asıl korkunç olan güzelliği değildi, asıl korkunç olan gözleriydi. tıpkı ares gibi onun da gözleri alev alev, kan kırmızısı parlıyodu!!
"ares.." dedi kız o iğrenç, ince ve alaycı sesiyle. "o enfes kokuyu kendine saklayabiliceğini mi sandın gerçekten?"
ares'in bütün kasları gerildi, boğazından resmen yırtıcı bi hayvan gibi bi hırlama çıktı!! inanamıyorum ares hırlıyodu!! "burdan hemen defol lidya.. yoksa o sarı saçlarını tek tek yolarım senin."
lidya denilen o gıcık vampir kız kahkaha attı, sesi o kadar sinir bozucuydu ki kulaklarımı kapatmak istedim. "hadi ama ares, biz yüzyıllardır bu kanı arıyoruz.. ormandaki o mor ışık patlamasını konseydeki herkes hissetti. kraliçenin kanı uyanmış.. onu bize vericeksin."
kızın kırmızı gözleri aniden koltuğun arkasında titreyen bana takıldı.. o an nefesim tamamen kesildi. kalbim göğüs kafesimi kırıcak gibi atmaya başladı. bana öyle bi bakıyodu ki sanki açlıktan ölmek üzere olan biri mükellef bi sofraya bakıyo gibiydi..
"işte orda.." diye fısıldadı lidya dudaklarını yalayarak. "o tatlı küçük melez.."
insan üstü bi hızla bana doğru atıldı!! çığlık atıp gözlerimi kapattım ama lidya bana ulaşamadan çok şiddetli bi çarpışma sesi duyuldu. gözlerimi açtığımda ares lidya'nın boğazına yapışmış, onu mağaranın o sarp taş duvarına inanılmaz bi güçle çarpmıştı!! duvar çatladı resmen!!
"ona dokunursan seni kül ederim anladın mı beni!!" diye kükredi ares.
ama lidya'nın yanındaki o iki iri yarı vampir boş durmadı, aniden ares'in üstüne atladılar. içerisi bi anda savaş alanına döndü. her şey o kadar hızlı oluyodu ki gözlerimle takip edemiyodum.. siyah gölgeler birbirine giriyo, duvardaki meşaleler yere düşüp sönüyodu.
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Vayyyyy bayiildimmmmmmmm
Yorum
Yorum bulunamadı.