Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
lidya ve yanındaki o iki iri yarı vampir saniyeler içinde gözden kaybolduğunda, mağaranın içindeki o ölümcül sessizlik geri döndü.. sadece benim hızla inip kalkan göğsümün ve ares'in derin nefes alışverişlerinin sesi duyuluyodu. dizlerim daha fazla dayanamadı ve olduğum yere çöktüm. ellerimdeki mor ışık yavaş yavaş soluyodu ama kolumda lidya'nın o iğrenç tırnaklarının bıraktığı sızı hala devam ediyodu.
ares aniden önümde diz çöktü. gözlerindeki o kan kırmızısı renk yavaş yavaş kaybolmuş, yerine benim aşık olduğum... yani... o beni benden alan kömür karası haline geri dönmüştü. (evet, sanırım bunu kendi kendime itiraf edebilirdim artık)
"bana bak," dedi ares çenemi o buz gibi elleriyle usulca yukarı kaldırıp gözlerine bakmamı sağlayarak. "iyi misin? canını yaktı mı o lanet olası cadı?"
"b-ben iyiyim," diye kekeledim zar zor. gözyaşlarım yine akmaya başlamıştı. "ama.. ama o benim peşimde ares. konsey dedi.. konsey ne demek? kim onlar? neden herkes benim kanımı istiyo!!"
ares derin bi iç çekti, gözlerini kaçırdı. sanki bana anlatıcakları şeyler onu daha da yoruyodu. omuzları düştü. yanıma, o soğuk taş zemine oturdu ve sırtını duvara yasladı. uzun bacaklarını uzattı.
"gölge kasabası sandığından çok daha eski ve karanlık bi yer gece," diye başladı anlatmaya. sesi o kadar kısıktı ki duymak için ona biraz daha yaklaşmak zorunda kaldım. o baş döndürücü kokusu yine burnuma doldu. "yüzyıllardır vampirler ve kurtadamlar arasında bitmek bilmeyen bi savaş vardı. ta ki... senin büyükannen, yani son safkan melez kraliçe ortaya çıkana kadar."
büyükannem mi?? beynim patlıcaktı artık, annemin yalanlarından sonra bir de efsanevi bi büyükanne mi çıkmıştı başıma!!
"büyükannen o mor alevin asıl sahibiydi. kanı o kadar güçlüydü ki, hem vampirleri hem kurtları kontrol edebiliyodu. iki tür arasında bi anlaşma yaptı.. barış sağladı. ama o öldüğünde, kanın gücü nesiller boyunca uyudu. ta ki bugüne kadar." ares bana döndü, gözlerinde tarifsiz bi yoğunluk vardı. "lidya haklıydı.. o mor alevi konseydeki bütün vampirler hissetti. ve sadece onlar değil.."
"kurtlar da.." diye fısıldadım, aklıma pars'ın o dehşet dolu kehribar gözleri gelmişti.
"evet. pars ve sürüsü de. herkes o gücün peşine düşücek gece. seni kendi taraflarına çekmek, gerekirse zorla mühürlemek isticekler. özellikle de o konsey denen ihtiyar bunaklar, kanını ele geçirip sonsuz güce kavuşmak için herşeyi yapıcak."
"peki sen?" dedim aniden. sesimdeki korkuyu ve güvensizliği gizleyemedim. gözlerimi ondan kaçırdım. "sen neden burdasın ares? sen de benim kanımı istemiyo musun? az önce ormanda az kalsın kanımın kokusundan aklını kaçırıyodun.."
ares bu sorum karşısında aniden bana döndü. gözleri o kadar karanlık ve derin bi ifadeyle bana bakıyodu ki nefesim kesildi. ellerini yavaşça uzatıp, lidya'nın çizdiği koluma dokundu. buz gibi parmakları o kadar yumuşaktı ki..
Bu bölümün ilk 12 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Agagagagagagaggagag iste bu ya bunu bekliyordum asiri iyi olmus boyle devam et
Yorum
Yorum bulunamadı.