Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ares'in o kömür karası gözlerinde kaybolmuş gibiydim.. şöminenin alevleri yüzümüze vururken aramızdaki o buz gibi ama aynı zamanda yakıcı çekime engel olamıyodum. nefeslerimiz birbirine karışmıştı, gözlerim istemsizce kapanırken onun o soğuk dudaklarının benimkilerle buluşmasını bekliyodum..
ama tam o saniye.. kalbim o kadar hızlı, o kadar şiddetli atmaya başladı ki göğüs kafesim acıdı resmen!! ve aniden, parmak uçlarımdan başlayıp bütün avuç içlerime yayılan o tanıdık karıncalanma hissi geri döndü.
gözlerimi panikle açtığımda aramızdaki o romantik an tamamen yok olmuştu çünkü ellerimden şeffaf, mor kıvılcımlar çıkıyodu!! kıvılcımlar şöminenin ateşine karıştığında normal alevler bile bi anlığına mora dönüştü..
ares hafifçe geri çekilip ellerimdeki o mor ışığa baktı. yüzünde o her zamanki ukala ve alaycı sırıtışı belirmişti ama gözlerinde şaşkınlık da vardı.
"kalbini kontrol etmeyi öğrenmen lazım küçük kız.." dedi o buz gibi, pürüzsüz sesiyle. dudakları hafifçe kıvrılmıştı. "yoksa ikimizi de kül ediceksin şu an."
yanaklarım utançtan alev alev yanmaya başladı!! ellerimi hemen arkama sakladım, mor kıvılcımlar yavaş yavaş sönerken yerin dibine girmek istiyodum resmen. heyecanlandığım için mi olmuştu bu yani?? e n-napiyim karşımda yunan tanrısı gibi duruyodu!!
"b-ben bilerek yapmadım.." diye kekeledim gözlerimi ondan kaçırıp şömineye bakarak. "bu lanet şey ne zaman ortaya çıkıcak hiç bilmiyorum."
ares yavaşça ayağa kalktı, o uzun boyuyla tepemde dikilirken bile o kadar etkileyiciydi ki. "melez kanı duygularınla beslenir gece," diye açıkladı ellerini siyah kotunun ceplerine sokarak. "korku, öfke ve.. aşırı heyecan. nabzın hızlandığında kanın kaynamaya başlar. bunu kontrol etmenin tek yolu, zihnini tamamen boşaltabilmek. ama bugülük bu kadar aksiyon yeter, sırılsıklam olmuşsun ve titriyosun."
gerçekten de üstümdeki o çamurlu ve ıslak kıyafetlerin içinde donuyodum, adrenalin geçince bütün yorgunluk üstüme çökmüştü. ares üst kata çıkan o siyah metal merdivenlere doğru yürüdü, bikaç dakika sonra elinde katlanmış siyah bi tişörtle geri döndü.
"benim eşyalarımdan başka bişey yok maalesef," dedi tişörtü bana uzatarak. "koridorun sonundaki banyoyu kullanabilirsin."
tişörtü elinden alırken parmaklarımız birbirine değdi.. yine o elektrik çarpması hissi!! tişörtü göğsüme bastırıp ona hiç bakmadan kafamı salladım ve banyoya kaçtım resmen.
banyo da evin geri kalanı gibi devasa ve simsiyahtı. aynada kendime baktığımda resmen bi felakete benziyodum. yanağımdaki o çizik tamamen yok olmuştu (ares'in vampir tükürüğü sağolsun hdhdhd) ama göz altlarım çökmüştü. ıslak kıyafetlerimi çıkarıp o sıcak suyun altına girdim. o kadar iyi gelmişti ki.. ama aklım hala şöminenin başındaki o anlarda kalmıştı.
kurulandıktan sonra ares'in siyah tişörtünü üstüme geçirdim. bana o kadar büyüktü ki elbise gibi dizlerime kadar geliyodu. ama asıl olay o değildi.. tişört buram buram ares kokuyodu!! o tehlikeli deri ceket, karanlık orman ve buz gibi rüzgar kokusu.. tişörtün içine gömülüp derin bi nefes aldım, yemin ederim şu an dünyanın en güvenli yerindeydim.
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eeee alti bos kaldi hani esofman alti (parstan alsin onda bol zaten)sjjsjs
Yorum
Yorum bulunamadı.