Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ares'in o sözlerinden sonra içimdeki o korkak kız tamamen yok olmuştu sanki.. damarlarımda dolaşan mor alevin o karıncalandıran sıcaklığı bana inanılmaz bi cesaret veriyodu. annemi o iğrenç vampirlerin elinden alıcaktım, gerekirse o okulu başlarına yıkıcaktım!!
"hazırlan.." dedi ares siyah deri ceketinin fermuarını çekerken. yüzü o kadar sert ve acımasız duruyodu ki, düşmanımız o olsaydı kesin korkudan bayılırdım oracıkta. "o konseyin mahzenleri sadece bi zindan değil.. yüzyıllardır kanla beslenen, büyüyle korunan bi labirent. ne olursa olsun arkamdan ayrılmıcaksın ve ben söyleyene kadar o mor alevi kullanmıcaksın. enerjini doğru ana saklamalısın anladın mı?"
kafamı salladım. üstümdeki o kocaman siyah tişörtle savaşa gidiyo gibi değil de pijama partisine gidiyo gibi duruyodum ama umrumda bile değildi. ares dolaptan siyah bi hırka çıkarıp omuzlarıma attı.
motorun yanına geldiğimizde gece yarısına sadece bikaç saat kalmıştı.. hava dünkünden bile daha soğuktu, gölge kasabası'nın o iğrenç sisi etrafı tamamen yutmuştu. kaskı kafama geçirip ares'in arkasına atladım, kollarımı onun o geniş beline sımsıkı doladım. motor ormanın karanlığında resmen siyah bi hayalet gibi fırladı!!
okula nasıl vardık bilmiyorum ama gölge koleji geceleyin resmen lanetli bi şato gibi duruyodu.. bütün ışıklar sönüktü, devasa demir kapılar kapalıydı ama ares motoru okulun arkasındaki o eski, kullanılmayan ormanlık yola doğru sürdü. motoru çalıların arasına saklayıp yürümeye başladık.
"mahzenin girişi eski kütüphanenin altındaki tünellerde.." diye fısıldadı ares o buz gibi elleriyle elimi sımsıkı tutarak.
okulun o ürkütücü arka bahçesinde yürürken, etraftaki sessizlik sinirlerimi bozuyodu. rüzgar bile esmiyodu sanki.. tam eski kütüphanenin o devasa ahşap kapısına yaklaşmıştık ki..
karanlığın içinden yeri titreten o boğuk hırlamayı duydum!!
ares aniden durup beni hızla arkasına çekti, dişleri saniyeler içinde uzadı ve gözleri o kan kırmızısı rengine büründü. "kim var orda! çık ortaya.." diye tısladı o yırtıcı sesiyle.
gölgelerin arasından yavaşça bi silüet belirdi.. devasa omuzları, üstündeki o siyah kapüşonlusu ve karanlıkta alev alev yanan kehribar gözleriyle pars tam karşımızda duruyodu!! ama yalnız değildi, arkasındaki karanlıkta parlayan en az on tane daha sarı göz vardı.. sürüsüyle gelmişti!!
"o iğrenç cadının okula girip saklandığını sürüden saklayabiliceklerini mi sandınız?" dedi pars kalın, boğuk sesiyle. gözleri önce ares'e, sonra hemen ares'in arkasındaki bana kaydı. bana bakarken o hırçın gözlerindeki ateş biraz yumuşadı sanki..
"bu senin savaşın değil sokak köpeği.." diye kükredi ares. "kızı al ve sürünle beraber o pis kokulu ormanına dön!"
"amcamın intikamı da bu savaşın bi parçası kan emici!" diye bağırdı pars bi adım öne çıkarak. ellerini yumruk yapmıştı, kolları titriyodu öfkeden. "konsey gölge kasabasının sınırlarına girdi.. bu sadece sizin sorununuz değil! ve gece'yi.. onu o cadıların eline bırakıcağımı falan sanıyosan kafayı yemişsin!"
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Cok güzeldi
Yorum
Yorum bulunamadı.