Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
eski kütüphanenin o taş merdivenlerinden aşağı indikçe hava o kadar soğudu ki nefesim buharlaşıyodu resmen. etraf zifiri karanlıktı ama ares ve pars'ın gözleri karanlıkta parladığı için hiç tökezlemeden ilerliyolardı.. ben ise ares'in siyah deri ceketinin kuyruğuna sımsıkı tutunmuştum, kalbim göğüs kafesimi kırıcak gibi atıyodu yine.
aşağı indikçe burnuma iğrenç bi koku gelmeye başladı.. rutubet, küf ve.. kan. paslı demir gibi kokan o yoğun kan kokusunu aldığım an midem kasıldı.
"yaklaşıyoruz.." diye fısıldadı ares buz gibi sesiyle. bedeni o kadar gergindi ki yay gibi gerilmişti resmen. "gözlerini dört aç sokak köpeği, konseyin muhafızları gölgelerde saklanmaya bayılır."
"bana ne yapacağımı söyleme kan emici," diye hırladı pars kalın sesiyle. karanlıkta bile kollarındaki damarların öfkeden şiştiğini görebiliyodum, o alev alev yanan vücudundan inanılmaz bi ısı yayılıyodu. bi yanım buz gibi soğuk bi yanım alev alevi sanki iki farklı dünyanın tam ortasında sıkışıp kalmıştım.
merdivenlerin bittiği yerde devasa, uzun bi taş koridora çıktık. duvarda titrek ışıklı meşaleler yanıyodu.. ve koridorun tam ortasında, simsiyah pelerinler giymiş üç tane izbandut gibi adam duruyodu!! gözleri lidya'nınki gibi kıpkırmızı parlıyodu.. bunlar konseyin askerleriydi!!
"kızı burda bırakın, yoksa ölürsünüz.." dedi ortadaki adam o iğrenç, tıslayan sesiyle.
ares alayla sırıttı, ellerini cebinden çıkardı.. o saniyede gözleri kömür karasından tamamen kan kırmızısına dönüştü!! "kendi mezarınızı kazdınız.." diye kükredi.
ve herşey bi anda koptu!!
ares inanılmaz bi hızla ileri atılıp ortadaki vampirin boğazına yapıştı, onu duvara öyle bi çarptı ki taşların kırılma sesi kulaklarımı sağır etti resmen. aynı saniyede pars da insan üstü bi kükremeyle sağdaki vampirin üstüne uçtu. o hırçın, devasa kurt formuna tam dönüşmemişti ama elleri pençeleşmiş, dişleri uzamıştı!!
ben omuzlarımdaki hırkaya sarılmış köşeye sinmiştim, nefes nefese olanları izliyodum.. ares'in o ölümcül zarafetiyle pars'ın o vahşi, kaba kuvveti birleşince resmen ölümcül bi dans ediyolardı!! ateş ve buz, birbirine girmeden aynı düşmana saldırıyodu.. gözlerime inanamıyodum.
"gece arkana bak!!"
ares'in o dehşet dolu çığlığını duyduğum an arkamı dönücektim ki, üçüncü vampir tepemdeki duvardan saniyeler içinde üstüme atladı!! buz gibi, mengene gibi elleriyle boğazıma yapıştı. nefesim kesildi!!
"kraliçenin kanı.. ne kadar da tatlı kokuyo.." diye tısladı iğrenç bi şekilde boynuma eğilerek.
damarlarımda o tanıdık, fokur fokur kaynayan his uyandı. korku ve öfke birbirine karışmıştı.. ellerim karıncalanmaya, mor kıvılcımlar saçmaya başladı. tam ellerimi adamın göğsüne yapıştırıp onu kül edicektim ki..
devasa bi gümüş bıçak, adamın tam göğsünden çıkıverdi!!
vampir çığlık atarak üstümden savruldu ve kül olup yere yığıldı.. arkasında ares duruyodu. göğsü hızla inip kalkıyo, o kan kırmızı gözleriyle bana dehşet içinde bakıyodu. beni kurtarmıştı.. saniyesinde yanıma gelip kollarını bana sardı.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları