Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ares o devasa siyah kılıcını havada savurduğunda, kılıcın üstündeki o garip semboller aniden gümüş rengi bi ışıkla parlamaya başladı!! sisin içinden üstümüze doğru atılan ilk gölge muhafızının kafasını tek bi hamlede gövdesinden ayırdı!! adamdan kan yerine resmen siyah bi duman fışkırdı ve bedeni anında küle dönüştü.
"onlara çok yaklaşma!" diye kükredi ares bana dönüp. "sadece uzaktan vur gece, o sis sana değerse kanını dondurur!!"
kafamı sallayıp ellerimi ileri uzattım. içimdeki o korkunç öfke ve hayatta kalma güdüsüyle, avuçlarımdan fışkıran o yakıcı mor alevleri saniyeler içinde üstümüze doğru uçan diğer iki muhafıza fırlattım!! alevlerim onlara çarptığı an, muhafızlar o iğrenç tıslama sesleriyle çığlık atarak yanmaya başladılar!! mor alev o siyah sislerini yutuyo, onları saniyeler içinde yok ediyodu.
ben naptığıma inanamayarak ellerime bakarken, ares o insan üstü hızıyla etrafımda resmen bi koruma kalkanı oluşturmuştu. siyah deri ceketi rüzgarda savruluyo, elindeki o parlayan kılıçla karanlıkta ölümcül bi dans ediyodu sanki!! o kadar kusursuz, o kadar acımasız ve bi o kadar da büyüleyiciydi ki..
ama muhafızların ardı arkası kesilmiyodu!! kırık camlardan içeri sürekli yenileri giriyodu. ares üç tanesiyle aynı anda kılıç kılıca çarpışırken, gölgelerin içinden tamamen siyah pelerinli, yüzü görünmeyen başka bi muhafız aniden ares'in kör noktasından ona doğru süzüldü!! elinde zehirli olduğu her halinden belli olan yeşil parlayan bi hançer vardı!!
"ares arkanda!!" diye çığlık attım bütün gücümle.
ama ares önündekilerle o kadar meşguldü ki dönemedi. o saniye hiç düşünmeden, içimdeki bütün o mor enerjiyi tek bi noktaya, ellerime topladım.. koşarak öne atıldım ve hançeri ares'in sırtına saplamak üzere olan o muhafızın tam göğsüne iki elimi birden yapıştırdım!!
"yan!!" diye çığlık attım!!
muhafızın göğsünden devasa bi mor ışık hüzmesi patladı, adamın bedeni geriye doğru savrulurken havada parçalanıp küle dönüştü!! nefes nefese kalmıştım, dizlerimin üstüne çöktüm.. çok fazla enerji harcamıştım, başım dönüyodu resmen.
ares önündekileri halledip saniyesinde yanıma diz çöktü. göğsü hızla inip kalkıyo, o kan kırmızı gözleriyle bana inanamayarak bakıyodu. "hayatımı kurtardın.." diye fısıldadı o buz gibi, titreyen sesiyle.
"ödeştik.." dedim zar zor gülümsemeye çalışarak.
ama sevinmek için çok erkendi.. ormanın içindeki o karanlık sis aniden birleşmeye, tek ve devasa bi karartı oluşturmaya başladı. geriye kalan bütün muhafızlar o sisin içine çekildi ve sis, nerdeyse ağaç boyunda, kırmızı gözlü korkunç bi canavara dönüştü!!
"lanet olsun," diye tısladı ares, beni yerden kaldırıp tekrar arkasına alırken. kılıcını iki eliyle sımsıkı kavradı. "bu gölge iblisi.. vladimir işi şansa bırakmamış. gece, ben onu oyalarken sen arka taraftan motora koşuyosun anladın mı beni!"
"hayır seni burda tek başına bırakmam!!" diye bağırdım, alevlerim tekrar ellerimde karıncalanmaya başlamıştı.
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları