Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
pars o devasa siyah kurt formunda gölge iblisini paramparça ettikten sonra, ormanı inleten o zafer ulumasını kopardı. arkasındaki bütün sürü de ona eşlik ettiğinde tüylerim diken diken oldu resmen. o vahşi ve ilkel güç, kanımdaki o melez yanı bi şekilde inanılmaz çekiyo, heyecanlandırıyodu.
pars yavaşça bize doğru döndüğünde, etrafını o meşhur sis bulutu sardı. kemiklerinin kırılma sesi (evet çok iğrenç ama bi o kadar da havalıydı hdhdhd) duyuldu ve sis dağıldığında, insan formunda tam karşımızda duruyodu.
üstünde sadece o yırtık pırtık siyah eşofman altı kalmıştı. devasa, kaslı göğsü nefes nefese inip kalkıyo, esmer teninde ter damlaları parlıyodu. kehribar rengi gözleri karanlıkta hala o vahşi ateşle yanıyodu. bana doğru bi adım attı.
"gece.. iyi misin? geç kalmadım ya?" dedi o kalın, boğuk ve endişeli sesiyle.
tam ona cevap vericektim ki ares aniden önüme geçti, beni yine o geniş omuzlarının arkasına sakladı. o uzun, siyah kılıcını yavaşça indirse de bedeni hala savaşmaya hazır bi yay gibi gergindi.
"burnunu her şeye sokmasaydın da hallediyoduk sokak köpeği," diye hırladı ares. "ama yine de.. kraliçemin hayatını tehlikeye atmadığın için şanslısın."
pars sinirle boynunu kütletti, ares'e doğru bi adım daha attı. "o senin kraliçen değil kan emici!! o efsanevi bi melez ve burda sadece onu korumak için varız." sonra bana baktı, gözlerindeki o sertlik anında yumuşadı. "cam evin koruması tamamen kırıldı gece. burası artık güvenli değil.. baban olucak o lanet herif, vladimir.. buraya koca bi ordu göndericek."
"biliyorum," diye fısıldadım ares'in arkasından çıkarak. "peki nereye gidicez? her yer onun muhafızlarıyla dolu.."
pars derin bi nefes aldı, geniş omuzları dikleşti. "gümüş mağaraya.. sürünün kutsal tapınağına. orası o kadar derin ve kadim bi büyüyle korunuyo ki, vladimir'in gölgeleri içeri sızamaz."
ares alayla sırıttı, kılıcını o gizli bölmesine geri sokarken yüzünde o meşhur ukala ifadesi vardı. "beni bi grup pire torbasıyla aynı mağaraya sokabiliceğinizi falan sanıyosanız fena yanılıyosunuz."
"ares.." dedim gözlerimi devirerek. "lütfen. hepimiz aynı taraftayız artık, inat etmenin sırası değil."
ares'in o kömür karası gözleri bana döndüğünde, içindeki o buz gibi sertlik anında eridi sanki. derin bi iç çekti, ellerini siyah deri ceketinin ceplerine soktu. bana doğru eğilip, dudaklarını kulağıma o kadar yaklaştırdı ki nefesi tenimi ürpertti. "sadece senin için küçük kız.. o tüylü yumağın inine sadece senin o güzel çilek kokun hatrına giricem."
kalbim yine o saçma sapan ritmine başlarken pars'ın kıskançlıkla homurdandığını duydum.
tam yola çıkmak için motora doğru dönücektik ki.. köprücük kemiğimin hemen altında, sağ omzuma doğru inanılmaz, yakıcı bi acı saplandı!! sanki biri oraya kızgın bi demir basıyodu resmen!!
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları