Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
annemi kucaklayıp o yanan ormanın içinden nasıl gümüş mağara'ya geri döndüğümüzü tam olarak hatırlamıyorum bile. beynim tamamen uyuşmuştu. onu doğrudan mağaranın en derinindeki o şifalı gümüş göl'ün içine yatırdık.
su annemin tenine değdiği an, o iğrenç yeşil damarların yayılması yavaşladı.. zehir donmuştu sanki ama hala ordaydı. yaşlı bi şifacı kurt gölün kenarına diz çöküp annemin nabzını kontrol ettiğinde gözlerindeki o acımayı gördüm.
"suyun içindeki kadim büyü zehri sadece uyutur kraliçem," dedi şifacı kadın, sesindeki çaresizlikle. "ama en fazla üç gün.. üç gün sonra gölge zehri kalbine ulaşıcak."
sadece üç günüm vardı!!
dişlerimi o kadar sert sıktım ki çenem ağrıdı. ayağa kalkıp mağaranın ortasına, ares ve pars'ın yanına doğru yürüdüm. ikisi de kollarını göğüslerinde bağlamış, bana o endişeli ve korumacı gözlerle bakıyolardı.
"şato nerde?" diye sordum doğrudan ares'e. sesim o kadar soğuk ve ruhsuz çıkmıştı ki ben bile kendime şaşırdım.
ares derin bi nefes aldı, omuzları gerildi. "insanların haritalarında olmayan bi yerde.. 'gölge zirve'de. dağların en tepesinde, etrafı tamamen vladimir'in kara büyüsüyle ve yüzlerce konsey muhafızıyla çevrili o lanet olası kale. oraya girmek intihardan farksız."
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları