Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
annemi kucaklayıp o yanan ormanın içinden nasıl gümüş mağara'ya geri döndüğümüzü tam olarak hatırlamıyorum bile. beynim tamamen uyuşmuştu. onu doğrudan mağaranın en derinindeki o şifalı gümüş göl'ün içine yatırdık.
su annemin tenine değdiği an, o iğrenç yeşil damarların yayılması yavaşladı.. zehir donmuştu sanki ama hala ordaydı. yaşlı bi şifacı kurt gölün kenarına diz çöküp annemin nabzını kontrol ettiğinde gözlerindeki o acımayı gördüm.
"suyun içindeki kadim büyü zehri sadece uyutur kraliçem," dedi şifacı kadın, sesindeki çaresizlikle. "ama en fazla üç gün.. üç gün sonra gölge zehri kalbine ulaşıcak."
sadece üç günüm vardı!!
dişlerimi o kadar sert sıktım ki çenem ağrıdı. ayağa kalkıp mağaranın ortasına, ares ve pars'ın yanına doğru yürüdüm. ikisi de kollarını göğüslerinde bağlamış, bana o endişeli ve korumacı gözlerle bakıyolardı.
"şato nerde?" diye sordum doğrudan ares'e. sesim o kadar soğuk ve ruhsuz çıkmıştı ki ben bile kendime şaşırdım.
ares derin bi nefes aldı, omuzları gerildi. "insanların haritalarında olmayan bi yerde.. 'gölge zirve'de. dağların en tepesinde, etrafı tamamen vladimir'in kara büyüsüyle ve yüzlerce konsey muhafızıyla çevrili o lanet olası kale. oraya girmek intihardan farksız."
"umrumda değil!" diye kükredi pars, kehribar gözleri alev alevdi. "bütün sürüyü topluyorum! o dağa çıkıcaz, o lanet şatonun her taşını söküp o vampir pisliklerin kanını içicez!!"
"aptal olma sokak köpeği!!" diye tısladı ares, kömür karası gözleri anında ölümcül bi kırmızıya dönerken. "senin o sürün şatonun kapısına bile ulaşamadan vladimir'in kara büyüsüyle küle döner! oraya koca bi orduyla gidemeyiz, bu bi gizlilik görevi olmalı. gölgelerin içinden sızmalıyız."
pars hırlayarak ares'in üstüne yürüdü. "sürüme ne diyceğini dikkat et kan emici! kraliçeyi sana tek başına teslim ediceğimi falan mı sanıyosun!!"
"YETER!!"
sesim mağaranın duvarlarında öyle bi yankılandı ki, tavandaki mavi kristallerden birkaçı çatlayıp suya düştü!! ikisi de anında susup bana döndüler.
içimdeki o alfa enerjisi ve vampir kanının verdiği o buz gibi otorite damarlarımda geziyodu. artık iki erkeğin arkasına saklanıp onların karar vermesini bekleyen o zayıf kız değildim.
"ikiniz de haklısınız," dedim ikisinin arasında durarak. gözlerim kehribar ve siyah arasında tehlikeli bi şekilde parlıyodu. "koca bi orduyla içeri sızamayız ama bi dikkat dağıtıcıya ihtiyacımız var."
pars'a döndüm. "pars.. sen ve sürünün en güçlü savaşçıları şatonun ön kapısına, o kara büyü kalkanına saldırıcaksınız. konseyin bütün dikkatini, bütün muhafızlarını o tarafa çekiceksiniz."
"ama gece-"
"bu bi emir, alfa!" dedim sesimi yükselterek. zihnimdeki o frekansı kullanarak emrimi doğrudan onun zihnine kazıdım. pars'ın çenesi kasıldı ama kafasını eğip boyun eğdi.
sonra ares'e döndüm. "ve onlar bütün konseyi oyalarken.. sen ve ben gölgelerin içinden şatoya sızıcaz. doğrudan vladimir'in taht odasına."
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları