Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
"evine hoş geldin, kanım..."
vladimir'in o dondurucu sesi taht odasının obsidyen duvarlarına çarpıp yankılandığında, iliklerime kadar titrediğimi hissettim. tahtı resmen donmuş kandan ve kemiklerden yapılmış gibiydi. etrafındaki gölgeler canlı bier yılan gibi kıvrılıyo, odadaki bütün ışığı yutuyodu.
ama o an gözüm vladimir'den çok ares'teydi!!
ares tek dizinin üstüne çökmüş, o zehirli panzehir şişesini tutan elini göğsüne bastırmıştı. camın üstündeki o iğrenç siyah büyü tenini asit gibi yakıyo, parmak uçlarından bileğine doğru simsiyah damarlar zehir gibi yayılıyodu! o pürüzsüz, bembeyaz teni yanarken çıkan o cızırtı sesi kalbimi parçalıyodu!!
"bırak onu ares!" diye çığlık attım, gözlerim dolmuştu. "elini kaybediceksin!!"
"hayır.." diye hırladı ares, dişlerini o kadar sert sıkıyodu ki çene kemikleri kırılıcak sandım. o kömür karası gözlerinde inanılmaz bi acı vardı ama şişeyi bırakan parmakları gram gevşemedi. "anneni.. kurtarıcaz.."
"ne kadar da acınası bi fedakarlık," diye kahkaha attı dimitri, kel kafasını yana eğerek. elindeki zehirli hançeri çevirdi. "önce köpeğin işini bitireyim, sonra babanla hasret giderirsiniz prenses!"
dimitri o insanüstü hızıyla ares'e doğru atıldığında beynimdeki bütün şalterler attı!! içimdeki o korkak kız saniyeler içinde kül oldu ve yerini saf, katıksız bi öfke aldı.
BENDEN Bİ DAHA KİMSEYİ ALAMAZSINIZ!!
hiç düşünmeden, o güne kadar içimde tuttuğum bütün o karanlık enerjiyi serbest bıraktım. ellerimi dimitri'ye doğru uzattığımda, avuçlarımdan çıkan şey sadece bi alev topu değildi.. resmen kalın, mor ateşten bi kırbaçtı!!
kırbaç havada ıslık çaldı ve dimitri tam ares'in boynuna hançeri saplıcakken onun beline dolandı!!
"NE-!!" dimitri'nin çığlığı taht odasında yankılanırken, kollarımı bütün gücümle geriye çektim!! mor alevlerim dimitri'nin tenini dağlarken onu havaya fırlattım ve obsidyen duvara öyle bi çarptım ki.. duvar paramparça oldu!! dimitri enkazın altında kalıp siyah bi dumana karıştı.
nefes nefese, ellerimden hala mor alevler damlayarak vladimir'e döndüm. ares'in hemen önüne geçtim, onu arkama aldım.
tahtındaki adam.. babam.. yavaşça ayağa kalktı.
uzun siyah bi pelerin giymişti, yüzü aynı rüyalarımdaki gibiydi. yaşlı, solgun ama korkunç bi asalet ve güç taşıyodu. gözleri tamamen kan kırmızısıydı, benim gibi melez değildi.. o saf karanlıktı.
"güçlenmişsin," dedi vladimir, sesi o kadar kalındı ki yerdeki mermerler titredi. "benim kanım, benim alevlerim senin damarlarında akıyor.. ve sen bu gücü o iğrenç insan anneni ve zayıf bi vampiri korumak için mi harcıyorsun?"
"senin kanın bende lanetten başka bişey değil!" diye bağırdım, sesim titremiyodu. "sen benim babam değilsin. sen sadece yok edilmesi gereken bi canavarsın!"
vladimir alayla gülümsedi. "canavar mı? aynaya bak küçük kraliçe."
ellerini iki yana açtığı an.. taht odasının bütün kapıları ve pencereleri devasa siyah gölgelerle mühürlendi!! etrafımızdaki gölgeler yerden yükselmeye, devasa mızraklara dönüşmeye başladı.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları