Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
parmak uçlarım obsidyen tahtın soğuk, pürüzlü yüzeyine değdiği an bütün şatonun temelinden sarsıldığını hissettim. sanki taşların içine hapsolmuş binlerce yıllık ruhlar, yeni sahibini tanımış gibi fısıldamaya başlamıştı.
derin, titrek bi nefes aldım. arkama dönüp mermer zeminde cansız gibi yatan ares'e son kez, o insan, o masum gece olarak baktım.
ve tahta oturdum.
oturduğum o ilk saniye... beynimin içinde yankılanan o korkunç çığlıklarla birlikte gözlerim fal taşı gibi açıldı!! tahtın içindeki o asırlık kara büyü, milyonlarca iğne gibi derimden içeri sızdı, doğrudan damarlarıma hücum etti!! çığlık atmamak için dudaklarımı o kadar sert ısırdım ki ağzıma kan tadı yayıldı.
karanlık, resmen hücrelerime kazınıyodu! içimdeki mor alevler önce bu yabancı güce direndi, sonra ikisi birbirine karışıp o kadar korkunç bi enerji patlaması yarattı ki, taht odasında kalan son sağlam sütunlar da ortadan ikiye çatladı!
gözlerimi kapattım. acı yerini yavaş yavaş mutlak bi hissizliğe, dondurucu bi güce bırakıyodu. zihnim genişledi. şatodaki her bi karanlık köşeyi, avludaki kan kokusunu, saklanan hizmetkarların kalp atışlarını bile duyabiliyodum artık. gölge zirve, benim bi uzvum haline gelmişti.
gözlerimi açtığımda, görüşüm tamamen değişmişti. her şey daha keskin, daha netti.
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Lütfen ikisi kavuşsun lütfen
Çok iyi ama niye gece niye oturdun o tahta ama inşallah Ares yaşarr
Yorum
Yorum bulunamadı.