Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
tuvalette ne kadar ağladım bilmiyorum.. gözlerim kıpkırmızı olmuştu aynaya baktığımda kendimden korktum resmen. eve nasıl gittiğimi hatırlamıyorum bile, beynim uyuşmuş gibiydi. içeri girdiğimde annem mutfakta yemek yapıyodu, ona bişeyler sormak istedim artık dayanamıyodum.
"anne biz buraya niye taşındık gerçekten?" dedim bi anda.
annemin elindeki bıçak birden büyük bi gürültüyle tezgaha düştü. bana öyle bi korkuyla baktı ki noluyo ya dedim içimden, yüzü bembeyaz olmuştu. "babanın işi canım biliyosun işte değişiklik olsun dedik.." dedi kekeleyerek ama yalan söylediği o kadar belliydi ki. üstüne gitmedim, daha fazla yalan dinlemek istemiyodum odama kapandım.
ertesi gün okulda o ikisini, yani ares ve pars'ı görmemek için dua ediyodum. öğle arasında kafeteryaya inmek yerine okulun o kasvetli ve devasa kütüphanesine kaçtım. kimse gelmezdi buraya, eski kitap kokan karanlık bi yerdi. tozlu rafların arasında dolaşırken aklımda sadece o kehribar ve kırmızı gözler vardı.. elime rastgele eski kalın bi kitap aldım, "gölge kasabası ve kadim efsaneler" falan yazıyodu üstünde.
tam kitabı açıcaktım ki arkamda bi soğukluk hissettim.. o tanıdık buz gibi hava ve baş döndürücü deri ceket kokusu..
"bu kasabanın sırlarını o eski kağıt parçalarında bulamazsın küçük kız.."
nefesim boğazıma dizildi. ares... tam arkamdaydı. yavaşça arkamı döndüm ama o kadar yakındı ki aramızda milimler vardı resmen. kalbim yine o deli ritmine başlamıştı, göğüs kafesimi delicekti sanki bu çocuk niye hep böyle aniden dibimde bitiyodu!! siyah dağınık saçları gözlerine düşmüştü ve o kömür karası gözleriyle ruhumu okuyo gibi bakıyodu.
ellerini iki yanımdan kütüphane rafına dayayıp beni kafesledi. kaçıcak yerim kalmamıştı. buz gibi nefesi yüzüme çarpıyodu ama bi yandan da dizlerim titriyodu heyecandan ayakta zor duruyodum.
"sana benden uzak dur demiştim.." diye fısıldadı boynuma doğru hafifçe eğilerek. sesi o kadar kısıktı ki tüylerim diken diken oldu. "ama kokun.. o lanet olası çilek ve tatlı kanının kokusu.. bütün kasabayı delirtiyo. hele o sokak köpeği pars'ı.."
"ne diyosun sen ya ne kanı.." diye kekeledim zar zor. ellerimle göğsünden itmek istedim ama sanki taştan bi duvara dokunmuşum gibi milim kıpırdamadı.
"sen sıradan biri değilsin gece," dedi gözlerini gözlerime dikerek. o an gözbebeklerinin etrafında yine o kan kırmızı halkayı gördüm, bu sefer hayal falan değildi!! "senin kanın yüzyıllardır aranan bi efsane.. ve eğer o kokuyu saklamayı öğrenemezsen, seni ben bile koruyamam."
benim kanım mı?? efsane mi?? beynim uyuşmuştu resmen. o kırmızı gözlerde kaybolmuş gibiydim, bana doğru biraz daha eğildi dudakları boynuma değicekti nerdeyse... tam o anda kütüphanenin devasa ahşap kapısı büyük bi gürültüyle açıldı ve...
(Y.N: kızlar bu bölümde bittim yemin ederim o kütüphane sahnesini yazarken kendi kendime heyecanlandım.. ares'in rafı kapatıp kafeslemesi falan tam hayalimdeki sahneydi resmen eridim. annesi kesin bişeyler saklıyo bu arada ben size söyliyim başımıza daha çok iş açılıcak. yarın matematik sınavım var hiç çalışmadım çok çalışmam lazım o yüzden burda kesiyorum, yeni bölümde kütüphane kapısını kimin kırdığını görücez öptüm)
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bölümleri biraz daha uzun yap bence.
kesin pars
Bu bolum asiri iyiydi bayagi sardi
Yorum
Yorum bulunamadı.