Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
kütüphanenin o devasa ahşap kapısı büyük bi gürültüyle duvara çarpıp açıldığında yerimde sıçradım resmen kalbim ağzıma gelmişti.. ares hiç istifini bozmadı ama o kömür karası gözleri yavaşça kapıya kaydı.
gelen tabi ki oydu.. pars.
üstündeki siyah tişört sırılsıklam olmuştu, dışarda yağmur mu başlamıştı o heyecandan farketmemiştim bile. geniş göğsü hızla inip kalkıyodu ve gözleri... o kehribar sarısı gözleri karanlıkta resmen alev alev yanıyodu. sinirden deliye dönmüş gibiydi.
"çekil ondan pislik kan emici!" diye kükredi pars kütüphanenin o tozlu sessizliğini yırtarak. sesi o kadar gür çıkmıştı ki camlar titredi sandım.
ares yavaşça benden uzaklaştı, yüzünde yine o sinir bozucu, buz gibi ukala sırıtışı vardı. ellerini yavaşça deri ceketinin ceplerine soktu. "sokak köpeğimiz de gelmiş.. tasmanı kim çözdü senin?" dedi o alaycı sesiyle.
pars bi saniye bile beklemeden, insan üstü bi hızla ares'in üstüne atladı. ikisi birlikte arkamdaki devasa ahşap raflara çarpıp yere yuvarlandılar. yüz yıllık o kalın, eski kitaplar havada uçuşuyodu. pars'ın boğazından çıkan o korkunç hırlamalar kütüphane duvarlarında yankılanırken, ares sanki hiç efor sarf etmiyomuş gibi sakin görünüyodu.. pars'ın yüzüne inmek üzere olan yumruğunu o buz gibi bembeyaz elleriyle havada yakaladı.
"yeter durun!!" diye çığlık attım bütün gücümle. dizlerim titriyodu yere düşücektim nerdeyse. "ikiniz de benden uzak durun.. delisiniz siz, bu kasabadaki herkes deli!!"
çantamı bile yerden almadan kütüphaneden koşarak çıktım. arkamdan seslendiler mi duymadım bile, kulaklarım uğulduyodu. okulun o labirent gibi koridorlarını geçip kendimi dışarı zor attım. feci bi yağmur bastırmıştı, gölge kasabasının o iğrenç kasvetli sisi yağmurla birleşince göz gözü görmüyodu. sırılsıklam olmuştum, saçlarım yüzüme yapışmıştı ama zerre umrumda değildi.
adımlarımı hızlandırıp eve doğru koşarken ares'in az önce fısıldadığı kelimeler beynimde yankılanıyodu sürekli... senin kanın yüzyıllardır aranan bi efsane... sen sıradan değilsin... ne demekti bu ya?? ben sadece çilekli şampuanı indirime girince stoklayan, matematikten zar zor geçen sıradan bi kızdım!! ne efsanesi ne kanı?
eve nasıl vardım bilmiyorum. kapıdan sırılsıklam girdim, annem evde yoktu şükürler olsun. direk odama çıkıp sıcak bi duşa attım kendimi ağlaya ağlaya. suyun altında dururken bile ares'in o buz gibi dudaklarının boynuma o kadar yaklaştığı anı hatırladıkça bütün vücudum titriyodu, kalbim yerinden çıkıcak gibi atıyodu hala..
sonra aklıma birden annemin dün mutfaktaki o panik hali geldi.. "babanın işi canım" derken o korku dolu bakışı, elinden düşen bıçak.. kesinlikle bişeyler saklıyodu. artık oynamıcaktım bu oyunu, öğrenmem lazımdı.
hemen üstüme kuru bişeyler geçirip annemlerin yatak odasına daldım. yatağın altında duran o kilitli, eski ahşap sandığı biliyodum.. küçüklüğümden beri bana asla dokundurtmadıkları o yasaklı sandık. dolabın en üst rafından annemin sakladığı yedek anahtarları buldum, ellerim titreye titreye kilide soktum.. ve tık. açıldı.
Bu bölümün ilk 12 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
bence parsın babasıyla gecenin anası eskiden fanfinifon yapmış ordan gece çıkmış
Yoksa pars annesinin eski esimi ama kurtlar yaslaniyor galiba tam da bilmiyorumkiii ayy benjmde beynim yandi
Yorum
Yorum bulunamadı.