Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
sabah aynaya baktığımda resmen yürüyen bi zombi gibiydim.. göz altlarım mosmordu. gece ares'in odama girmesi, o buz gibi dokunuşu, annemin sandığındaki fotoğrafta duran o sarı gözlü adam.. hepsi beynimde dönüp duruyodu çıldırıcaktım artık. çilekli şampuanımla uzun bi duş aldım ama sanki ares'in o karanlık orman ve deri ceket kokusu tenime kazınmış gibiydi, gitmiyodu bi türlü..
okula gittiğimde hava o kadar boğucuydu ki.. bulutlar simsiyah toplanmıştı, ares'in dediği dolunay yaklaşıyodu ve havadaki o gerilimi, pimi çekilmiş el bombası gibi olan enerjiyi ben bile hissedebiliyodum. dolabıma doğru yürürken etraftaki bikaç iri yarı, kaslı çocuk (pars'ın arkadaşları olmalılar) bana bakıp hırlamaya benzer garip sesler çıkarıyolardı.. noluyo ya bu okulda cidden herkes kafayı yemiş!!
dolabımı açtığım an arkamda o bildik, alev gibi yanan sıcaklığı hissettim.. pars..
"neden.." diye hırladı kulağımın dibinde. sesi o kadar öfkeliydi ki dolabın kapağını tutan ellerim titredi resmen. "neden üstünde o iğrenç kan emicinin kokusu var gece?? nerdeydin dün gece onunla!!"
hızla arkamı döndüm. pars'ın gözleri şimdiden yarı kehribar rengine dönmüştü ve göğsü hızla inip kalkıyodu. o kadar sinirliydi ki etrafımızdaki hava bile ısınıyodu sanki, yanaklarıma ateş basmıştı.
"bana bağırma!" dedim sesimi bulmaya çalışarak ama kalbim yine göğüs kafesimi kırıcak gibi güm güm atıyodu. "kimseyle biyerde değildim, hepiniz psikopatsınız!!"
"kokusu üstüne sinmiş!!" diye kükredi yumruğunu arkamdaki dolaba geçirerek. metal dolap büyük bi gürültüyle içine göçtü.. kulaklarım çınladı resmen. herkes bize bakıyodu koridorda ama kimse yaklaşmaya cesaret edemiyodu. "odana mı girdi lan o şerefsiz?? dolunay yaklaşıyo gece, kanının kokusu bütün ormanı delirtiyo üstüne bide o leş herifin buz gibi kokusunu taşıyosun. seni korumamı zorlaştırıyosun anlıyomusun!!"
beni korumak mı?? bu kelime artık sinirlerimi fena halde bozmaya başlamıştı.
"benim korunmaya falan ihtiyacım yok!" diye bağırdım, çantamın içindeki o sakladığım eski fotoğrafı titreyen ellerimle çıkarıp doğrudan onun sert göğsüne vurdum. "eğer bana bu kadar yardım etmek istiyosan, bu fotoğraftaki adamın kim olduğunu söyle pars!! annemin yanındaki bu sarı gözlü adam kim ve siz benden ne saklıyosunuz!!"
pars fotoğrafı eline aldığında bi an donakaldı.. gözlerindeki o öfkeli kehribar rengi aniden söndü, yerine çok büyük bi acı ve şaşkınlık yerleşti. büyük elleri fotoğrafı tutarken titriyodu.. yutkundu, boynundaki kalın damarlar belirginleşmişti.
"bunu... nerden buldun.." diye fısıldadı çatallı bi sesle. o az önceki kükreyen çocuk gitmiş yerine yaralı biisi gelmişti sanki.
"cevap ver pars!!" dedim gözyaşlarım artık yanaklarımdan süzülürken. "bu adam kim??"
pars gözlerini kapatıp derin bi nefes aldı, o alev gibi yanan çocugun bütün enerjisi çekilmişti bi anda. "bu..." dedi yavaşça.. "bu gölge kasabasının eski alfası.. yani benim amcam."
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları