Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
maslak'taki karargahın yerin yedi kat altındaki o steril odası, bizim için geçici bir tapınaktı. pamir'in iyileşme süreci beklediğimden hızlıydı. o, ölümü bile kendi iradesiyle şekillendirebilen bir adamdı; vücudundaki o kurşun yarası onu zayıflatmamış, sadece içindeki o yok edici öfkeyi daha da bilemişti.
elindeki su bardağını komodine bıraktım. beyaz çarşafların üzerindeki o siyah, hastalıklı silueti, odanın aşırı aydınlık ışıklarına meydan okuyordu.
"moskova elçisinin başı kremlin'in kapısına ulaştığında," diye fısıldadı pamir, gözlerini tavana dikerek, "ivan'ın o çok güvendiği ailesi kendi içlerinde parçalanacak. korku, en büyük sadakatsizlikleri doğurur."
tam ona cevap verecektim ki, karargahın o sessizliğini bıçak gibi kesen kırmızı acil durum alarmları çalmaya başladı. odanın beyaz ışıkları kapandı, yerine sadece tehlikeyi haber veren kan kırmızı neon lambalar devreye girdi.
odadaki duvara monte edilmiş telsizden cızırtılı, nefes nefese bir ses duyuldu. cihan'dı.
"efsun hanım! patron! binaya sızdılar. asansör boşluğundan aşağıya halatlarla iniyorlar. bu bir intihar timi. sadece beş kişiler ama üzerlerinde ağır patlayıcılar var. moskova'nın son çırpınışı. doğrudan eksi dördüncü kata yöneldiler, adamlarımız onları koridorun başında tutmaya çalışıyor ama..."
arka plandan gelen şiddetli bir patlama sesi, cihan'ın cümlesini kesti.
pamir yatakta yavaşça doğruldu. yüzü acıyla kasıldı, sargılarından sızan taze bir kan damlası beyaz tişörtünde küçük bir kırmızı çiçek gibi açtı. ama dudaklarındaki o meşhur, vahşi tebessüm yerini koruyordu.
"demek cenazemize gelmekte bu kadar ısrarcılar," dedi, sesi kırmızı ışığın altında yankılanırken.
belimdeki silahımı çektim, şarjörün dolu olduğundan emin oldum. ardından komodinin çekmecesini açıp, pamir'in her zaman başucunda tuttuğu o ağır, mat siyah tabancayı çıkardım ve ona uzattım.
pamir silahı aldı. tek eliyle sürgüyü yatağın demir kenarına sürterek hızla çekti. o mekanik, soğuk ses odadaki alarmların gürültüsünü bile bastırdı sanki.
kapının arkasındaki koridordan yoğun otomatik silah sesleri ve adamlarımızın bağrışmaları gelmeye başladı. intihar timi odamıza yaklaşıyordu. kapıya doğru adım atmaya yeltendim ama pamir bileğimden tuttu.
"hayır," diye fısıldadı. "bırak gelsinler efsun. bu steril beyaz duvarlar zaten gözümü yormaya başlamıştı."
yatağın hemen sağındaki devasa çelik kolonun arkasına geçtim. pamir ise yatakta, kollarını iki yana açmış, adeta ölümü kucaklamaya hazırlanan karanlık bir tanrı gibi bekliyordu.
birkaç saniye sonra, odanın o kalın, çelik kapısı büyük bir c-4 patlamasıyla menteşelerinden koptu ve içeriye doğru savruldu. yoğun gri duman ve alçı tozu odaya dolarken, dumanın içinden siyah taktiksel maskeli, ellerinde susturuculu makineli tüfekler olan üç rus içeri daldı.
beklemedim.
kolonun arkasından çıktığım o salisede silahımı kaldırıp ilk adamın doğrudan gırtlağına ateş ettim. kurşun boynunu parçalayıp geçerken, adamın kanı arkasındaki bembeyaz duvara fırça darbesi gibi sıçradı.
ikinci adam namlusunu bana çevirdiği an, pamir yataktan tetiği çekti. pamir'in kurşunu adamın tam şakağına isabet ettiğinde, rus tetikçi olduğu yere yığıldı.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları