Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bükreş’in geniş bulvarlarında yağmur asfalta dikey çizgiler halinde iniyordu. Zırhlı Mercedes’in silecekleri çılgın bir tempoda çalışırken, dikiz aynasından gelen o iki sarı nokta bir an bile kaybolmuyordu. Arkamızdaki araçlar sıradan çete üyelerine ait değildi; arkadakiler askeri düzeni ezbere bilen, takip aralığını milim şaşırtmayan profesyonellerdi. Arka camdaki zırhlı kaplamaya vuran ağır mermilerin sesi içeride boğuk gümlemeler yaratıyordu. Güm! Güm! Güm!
Leyla yan koltukta bacağına kemeriyle sımsıkı bir tampon yapmıştı. Ağrısını büzülen dudaklarının arkasına gizleyerek torpidodaki yedek şarjörleri sıraya koydu. "Otobana çıkarsak bizi helikopterle havadan avlarlar Sinan," dedi, sesi fırtınaya rağmen buz gibiydi.
"Otobana gitmiyoruz," dedim, direksiyonu sert bir hamleyle sola kırarak. Araç iki tekerlek üstünde havalanıp rayların ve paslı Sovyet depolarının dizildiği Pantelimon sanayi bölgesine daldı. Gölge benim otobana kaçacağımı, açık alanda hız yapacağımı hesaplamıştı. Ama beni o öğretmişti: Kapanı bozmak istiyorsan, avcının en az bildiği dar alana gireceksin.
Terk edilmiş tren bakım istasyonunun devasa paslı kapısını araçla biçerek içeri girdik. ŞANGIR! Etrafta onlarca yük vagonu, çürümeye bırakılmış lokomotifler ve dar geçitler vardı. Taktiksel alan bir anda sıfırlandı.
Dikiz aynasından gördüm; peşimizdeki iki zırhlı araç sanayi sahasına girdiğinde aralarındaki mesafeyi açmak zorunda kaldı. İstediğim tam olarak buydu. Dar vagon aralarından birine ani bir frene basarak daldım. Arkadan hızla gelen ilk araç beni kaçırdı ve vagonların arasına kontrolsüzce girdi. Vitesi ileri takıp gaza yüklendim, SUV’nin çelik tamponunu rakip aracın sol arka çamurluğuna gömdüm. GÜÜÜM! İki tonluk zırhlı araç savrularak paslı bir konteyner bloğunun altına sıkıştı, yürüyen aksamı kırıldı.
Biri elendi. Kalan tek araç, Gölge’nin içinde olduğu siyah cip, elli metre ötede, vagonların kesişim noktasında durdu.
Araçtan inmedi. Farlarını üzerime dikti. Konsoldaki telsizden gelen o cızırtılı ses bir kez daha kabini doldurdu.
"Askeri kitabı tamamen yakmışsın Sinan," dedi Gölge, sesinde ilk kez hafif bir şaşkınlık emaresi vardı. "Kural dışı oynuyorsun."
Browning’i hazırladım. "Kuralı koyanlar öldü Gölge," dedim bas-konuş tuşuna basarak. "Şimdi sadece hayatta kalanlar var."
Tam o sırada yer altındaki beton zemin hafifçe titremeye başladı. İstasyonun ana hattından geçen, Köstence istikametine doğru ilerleyen uzun bir kargo treninin boğuk düdük sesi geceyi yardı. DÜÜÜÜT!
Leyla elindeki taşınabilir terminalden makas kontrol paneline son komutu gönderdi. "Makas değişti Sinan! Şimdi!"
Gaza yüklendim. Hasarlı Mercedes’i hareket halindeki kargo treninin tam önüne doğru sürdüm. Gölge’nin aracı üzerimize hamle yapmak istedi ama makas değiştiren kırk vagonluk devasa yük treni, tam ikimizin arasına bir çelik duvar gibi girdi. Gıııırrr-pat! Tren vagonları ritmik bir gürültüyle geçerken Gölge ile aramızdaki görüş hattı tamamen koptu.
Gölge rayların öte yanında, çaresizce trenin geçmesini beklemek zorundaydı.
Bükreş caddelerindeki ölümcül takipten kurtulmak isteyen Sinan, kural dışı bir hamle yaparak aracı eski bir tren bakım istasyonuna sürer. Gölge’nin taktiksel üstünlüğünü dar alan avantajıyla kıran Sinan ve Leyla, hareket halindeki bir kargo trenini kullanarak peşlerindeki ekibi ekarte eder ve Bükreş’ten sıyrılır.
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bayıldımm harika olmusss yaposun bu sporu asghjkjkfl
Yorum
Yorum bulunamadı.