Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Tuna Kanalı’nın çelik korkuluklarına vuran dondurucu rüzgar, ince bir kar serpintisini yüzümüze savuruyordu. Ticari yük gemisinin paslı ambarından Donaukanal’ın karanlık rıhtımına sıçradığımızda, arkamızda bıraktığımız Balkanlar’ın barut kokusu yerini Viyana’nın o steril, aristokratik soğuğuna bırakmıştı. Geniş bulvarlar, neo-gotik binalar ve sarı sokak lambaları kentin üzerine bir vitrin gibi serilmişti. Ama o gösterişli sarayların zemin katlarında, dünyanın en kirli kan paraları el değiştiriyordu.
Leyla fırtına montunun şapkasını indirip mini terminalini açtı. Parmak uçları soğuktan kızarmıştı ama klavyedeki vuruşları saat gibi işliyordu. "Küratör zaman kaybetmiyor Sinan," dedi, sesi fısıltıdan farksızdı. "Ringstrasse üzerindeki tarihi saray bankası... Şehrin tam kalbinde. Tüm yerel polise ve Interpol’e 'özel diplomatik sevkiyat' kaydı açtırmışlar. Dışarıdan bakınca resmi bir zırhlı transfer gibi görünüyor ama içeride Konsorsiyum’un son can damarı tahliye ediliyor."
Ceketimin altındaki gümüş kabzalı Browning’i kontrol ettim. Namluya susturucuyu çevirerek kilitledim. Gııır-tık. Maslak’ta açılan o ilk dosya, Feriköy’ün yağmurlu mezarlığı, Şile’nin yanan ormanları ve Belgrad’ın alevleri... Hepsi bu tek bir sokakta, bu son hedefte kesişiyordu.
Ringstrasse’nin iki arka sokağındaki gölgeli avludan hedefi izlemeye başladık. Karşımızda 19. yüzyıldan kalma, devasa mermer sütunlu tarihi bir saray duruyordu. Binanın önündeki demir parmaklıklı kapıda diplomatik plakalı üç zırhlı Maybach ve siyah camlı minibüsler sıralanmıştı. Çelik yelekli, son derece nizami giyimli özel korumalar binanın girişini adeta bir kaleye çevirmişti.
Siyah deri çantalar ve çelik diplomatik kurye sandıkları bagajlara yükleniyordu. Marko’nun ölümünden sonra paniğe kapılan Küratör, dondurulmamış son fiziki varlıkları ve gizli kayıtları kaçırıp ortadan kaybolmaya hazırlanıyordu.
"Ön kapıdan girmek imkansız," dedi Leyla, sarayın mimari planını ekrana yansıtarak. "Ama Viyana’nın altı 1800’lerden kalma devasa drenaj ve ısıtma tünelleriyle dolu. Bankanın ana kasa dairesi doğrudan bu tarihi mahzenlerin üzerine oturtulmuş."
"Giriş nerede?" diye sordum.
Leyla yan sokaktaki döküm kanalizasyon ızgarasını işaret etti. "Tam burada. Doksan saniyelik bir sinyal körlüğü oluşturabilirim. Sonrası senin elinde."
Ağır döküm kapağı sessizce kaldırıp yerin altındaki o tonozlu, rutubetli tünellere indik. Şıp-şıp... Ayaklarımızın altından süzülen suların sesi, tarihi tuğla kemerlerin arasında yankılanıyordu. Tünelin sonundaki paslı demir merdiveni tırmanıp bankanın kasa dairesine açılan servis kapağını kanırttık.
İçerisi zırhlı çelik ve mermer kokuyordu. Ağır hidrolik sistemlerin hafif mekanik uğultusu havayı titretiyordu: Hummm...
Leyla bankanın iç güvenlik hattını susturucu kodlarla kilitledi. Kameralar dondu, lazer sensörler yeşilden siyaha döndü. Koridorun sonundaki devasa dairesel kasa kapısı aralık duruyordu. İçeriden gelen tok sesler, altın külçelerinin tahta sandıklara yerleştirilirken çıkardığı o madeni tınıları taşıyordu: Tak... Çık...
Kasa dairesinin girişindeki ilk koruma, belindeki MPX taktik tabancasını düzeltip içeriye seslenmek üzereydi: "Son iki sandık efendim, konvoy hazır."
Tuna üzerinden Viyana’ya ulaşan Sinan ve Leyla, Küratör’ün Ringstrasse’deki tarihi özel bankada yürüttüğü büyük tahliye operasyonunu gözetler. Konsorsiyum’un beyninin milyarlarca euroluk varlığı kaçırmak üzere olduğunu gören ikili, şehrin tarihi yeraltı galerilerini kullanarak bankanın yüksek güvenlikli kasa dairesine sızar.
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları