Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Maslak'ın gökdelenleri geceleri uyumaz, sadece gözlerini kısar. Yağmur şiddetini artırmıştı. Rüzgar, devasa cam yüzeylerde adeta ıslık çalıyordu. Tarlabaşı’nın o çürük sarımsak ve küf kokusu çoktan gitmiş; yerine cam, çelik ve tekinsiz bir ozon kokusu gelmişti. Ana girişler, döner kapılar ve ışıklı lobiler... Orası kravatlı köleler içindi. Ben doğrudan binanın arka tarafına, mal kabul tünellerine yöneldim.
Güvenlik kameralarının dönüş açılarını ezberlemiştim. Çöp konteynerlerinin gölgelerini siper alarak servis kapısına süzüldüm. Üzerimde ıslak siyah montum, belimde o soğuk çelik ve cebimde Tarık’ın hazırladığı özel yazılımlı flash bellek vardı. Manyetik kilidi küçük bir şok cihazıyla kısa devre yaptırıp içeri daldım.
Zemin katın servis koridorları steril ve ölümcül derecede sessizdi. Hedef eksi dördüncü kattı. Asansör paneline baktım; sistem eksi üçüncü katta bitiyordu ve sadece özel VIP kartlarla çalışıyordu. Yangın merdivenlerine yöneldim. Basamakları ikişer ikişer, nefesimi kontrol ederek indim. Eksi üçüncü katta merdivenler ağır bir çelik kapıyla kesilmişti. Üzerinde hiçbir kol veya anahtar deliği yoktu. Sadece dijital bir tuş takımı.
Çantamdaki ufak voltaj ölçeri çıkarıp panelin kasasını kastırdım. İki ince kabloyu sıyırıp birbirine değdirdim. Çıt. Dijital kilit tiz bir sesle devreden çıktı. Kapıyı omuzlayıp içeri girdim.
Zifiri karanlık. Ve inanılmaz bir soğuk. Dev klimaların uğultusu ve yüzlerce sunucunun çıkardığı o monoton fan sesi... Yanıp sönen binlerce yeşil ve mavi LED ışık. Burasıydı. Kör Nokta. Milyarlarca liralık kanlı paranın dijital koda dönüşüp aklandığı o görünmez sığınak.
Zaman kaybetmeden ana terminale yaklaştım. Tarık’ın belleğini yuvaya yerleştirdim. Amacım verileri silmek değildi; hepsini kopyalayıp aynı anda hem Interpol’e hem de Vedat’ın parasını akladığı o acımasız kartellere postalayacak zaman ayarlı bir yıkım başlatmaktı.
Ekranda kopyalama çubuğu belirdi. %10... %25... Klimaların soğuğu terli sırtıma vuruyor, parmaklarım silahın kabzasında seğiriyordu. %45... Fan sesleri beynimi tırmalıyordu. %70...
%85...
Ve sonra her şey değişti.
Ana ekrandaki mavi ışık bir anda kan kırmızısına döndü. Tüm odada boğuk, kalp atışı gibi ritmik bir alarm çalmaya başladı. Fiziksel sızıntı tespit edilmişti. %92... %95... Çelik kapının ardındaki asansör boşluğundan halat sesleri gelmeye başladı. Aşağı iniyorlardı. Cemal gibi sokak serserileri değil, binanın gerçek sahipleri; taktik teçhizatlı, termal görüşlü av köpekleri geliyordu.
%100. Bitti.
Belleği asılarak çıkardım. Çelik kapıya doğru koştuğum anda, kapı büyük bir gürültüyle patladı. İçeri dolan ince toz bulutunun arasından üç karanlık siluet fırladı. Namlularından süzülen kırmızı lazer çizgileri sunucu kabinlerinin üzerinde ölümcül bir ağ gibi geziniyordu.
Kendimi hemen iki devasa sunucu kasasının arasına attım.
Pıt-pıt-pıt!
Susturuculu otomatik silahların çıkardığı o kuru ses. Başımın hemen yanındaki metal kasa delik deşik oldu, havaya kıvılcımlar saçıldı. Yere kapanıp sağdan köşeyi dönen ilk siluete doğru iki el ateş ettim. Adam göğsünden vurulup geriye savruldu. Ama hemen arkasındaki diğer ikisi acımasızca ateşe karşılık verdi.
Sinan, Maslak'taki plazanın arka girişinden binaya sızmayı başarır ve yangın merdivenlerini kullanarak eksi dördüncü kattaki gizli sunucu odası "Kör Nokta"ya ulaşır. Verileri kopyalayıp zaman ayarlı bir dijital bomba kurduğu sırada sistem fiziksel sızıntıyı fark eder. Kırmızı alarmın çalmasıyla odaya ağır silahlı, taktik teçhizatlı özel bir güvenlik ekibi iner. Sunucu kabinleri arasında patlak veren şiddetli çatışmada omzundan vurulan Sinan, zifiri karanlıkta üzerine yaklaşan kırmızı lazer ışıklarıyla ölüm kalım savaşına girer.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
gözümün önünde ışığı az, nefesi dar, sesi yüksek bir aksiyon sahnesi açıldı. Her şey birkaç saniyenin içine sıkışmış gibiydi; tehlike arkadan yaklaşıyor, karakterin içindeki hayatta kalma güdüsü ise karanlığın ortasında son kez ayağa kalkıyordu. Başarılı bir sahneydi.
Yorum
Yorum bulunamadı.