Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Maslak'ın gökdelenleri geceleri uyumaz, sadece gözlerini kısar. Yağmur şiddetini artırmıştı. Rüzgar, devasa cam yüzeylerde adeta ıslık çalıyordu. Tarlabaşı’nın o çürük sarımsak ve küf kokusu çoktan gitmiş; yerine cam, çelik ve tekinsiz bir ozon kokusu gelmişti. Ana girişler, döner kapılar ve ışıklı lobiler... Orası kravatlı köleler içindi. Ben doğrudan binanın arka tarafına, mal kabul tünellerine yöneldim.
Güvenlik kameralarının dönüş açılarını ezberlemiştim. Çöp konteynerlerinin gölgelerini siper alarak servis kapısına süzüldüm. Üzerimde ıslak siyah montum, belimde o soğuk çelik ve cebimde Tarık’ın hazırladığı özel yazılımlı flash bellek vardı. Manyetik kilidi küçük bir şok cihazıyla kısa devre yaptırıp içeri daldım.
Zemin katın servis koridorları steril ve ölümcül derecede sessizdi. Hedef eksi dördüncü kattı. Asansör paneline baktım; sistem eksi üçüncü katta bitiyordu ve sadece özel VIP kartlarla çalışıyordu. Yangın merdivenlerine yöneldim. Basamakları ikişer ikişer, nefesimi kontrol ederek indim. Eksi üçüncü katta merdivenler ağır bir çelik kapıyla kesilmişti. Üzerinde hiçbir kol veya anahtar deliği yoktu. Sadece dijital bir tuş takımı.
Çantamdaki ufak voltaj ölçeri çıkarıp panelin kasasını kastırdım. İki ince kabloyu sıyırıp birbirine değdirdim. Çıt. Dijital kilit tiz bir sesle devreden çıktı. Kapıyı omuzlayıp içeri girdim.
Bu bölümün ilk 5 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları