Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Kızılötesi üç lazer noktası pencerenin buğusunu delip göğsüme sabitlendiği an tereddüt etmedim. Leyla’nın montunun arkasından kavrayıp ikimizi de mutfak tezgahının altındaki ahşap döşemenin üzerine savurdum. Saliseler sonra kulübenin kütük duvarları ağır bir yaylım ateşiyle un ufak oldu. GÜM-GÜM-GÜM-GÜM! .308 kalibre zırh delici mermiler kalın çam gövdelerini kağıt gibi delip geçti; camlar, porselenler ve şöminenin taşları odaya bir şarapnel bulutu halinde saçıldı.
Zemin kaplamasını sağ ayağımla kırarak açtığım dar temel boşluğuna indik. Soğuk toprak ve taş duvarlar doğrudan gelen kurşun hattını kesti. m.yigit90 doktrini basitti: Sayıca üstün düşmana karşı açıkta savunma yapılmaz; düşman içeri çekilir ve zemin onların aleyhine çevrilir.
Mutfak tüpünün vanasını sonuna kadar çevirdim. Tıssss... Şömineden sıçrayan korlaşmış odun parçasını tezgahın altına, gazın yoğunlaştığı noktaya doğru yuvarlayıp acil çıkış menfezine fırladık.
Dışarıdaki karlı zemine çıktığımız an kulübenin içi devasa bir ateş topuyla patladı. BOOOOM!
Alevler göğe yükselirken beyaz fırtınanın ortasında devasa bir siyah duman ve ısı dalgası oluştu. Kulübeye doğru yaklaşan siyah kış kamuflajlı altı kişilik timin termal vizörleri aşırı ısıdan kör oldu. Şaşkınlıkla geri çekildikleri o iki saniyelik boşluk bizim taarruz anımızdı.
Çam ağaçlarının arkasından süzüldüm. Susturuculu MP5’in tetiğini ikişerli seriler halinde ezdim. Puf-puf! Puf-puf! Beyaz örtünün üzerinde ilerleyen iki askeri nokta anında kara gömüldü. Leyla sol kanattan dolanıp kayalığın arkasından fırlayan üçüncü hedefi tek bir net atışla devirdi. Çatışma açık bir savaştan çok, beyaz bir mezarlıkta yürütülen sessiz bir infaza dönüştü.
Vadinin çıkışında motoru rölantide homurdayan çift paletli, ağır bir kar aracı duruyordu. Aracın taretindeki makineli tüfekçi dumanın arasını taramaya hazırlanıyordu: Tak-tak-tak-tak!
Kar fırtınasını arkama alarak aracın kör noktasına doğru depar attım. Taretin demir basamağına sıçradığım an nişancı beni fark etti ama artık çok geçti. Silahı yukarı itip adamı yakasından kavradım; kaskını taretin çelik halkasına çarparak bayılttım ve gövdesini karların üzerine savurdum. Leyla yan kapıyı açıp şoför kabinine daldı; sürücüyü tabancanın kabzasıyla etkisiz hale getirip direksiyonu devraldı.
Aracın zırhlı kapılarını kapattığımız an mermiler gövdede sekerek çınladı. Çang! Çang!
Leyla gaza yüklendi; paletler derin karı biçerek aracı dik yamaçtan aşağıya, otoyol bağlantısına doğru fırlattı. Koltuğun arkasındaki komuta çantasından şifreli, askeri standartta bir taktik tablet çıkardım. Ekran kilitliydi ama tim komutanının cansız parmağını biyometrik okuyucuya bastırarak kilidi açtım.
Konsey’in sahadaki dağılımı harita üzerinde üç ana koordinatla parladı:
1. Askeri Lojistik ve Ağır Silah Ağı: Hamburg Limanı (Kuzey Denizi Hücresi).
2. Finansal Akış ve Soğuk Cüzdanlar: Cenevre.
3. Siyasi Karar Zirvesi: Koordinatları gizlenmiş tepe sığınak.
Leyla dikiz aynasından bana baktı. Gözlerindeki ateş kar fırtınasından daha keskindi. "Orduyu besleyen damarı kesmeden tepeye ulaşamayız Sinan. Silahları ve paralı birlikleri nereden yönetiyorlarsa orayı vurmalıyız."
Alplerdeki kulübeye düzenlenen ağır kuşatmayı hazırladıkları patlama tuzağıyla yaran Sinan ve Leyla, kış kamuflajlı elit timi kar fırtınasının ortasında etkisiz hale getirir. Ele geçirdikleri komuta tabletinden Konsey’in küresel üç ayağını (Hamburg, Cenevre, Zirve) çözen ikili, örgütün askeri damarını kesmek üzere Hamburg Limanı’na doğru yola çıkar.
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzel olmuş
Yorum
Yorum bulunamadı.