Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Tonlarca ağırlıktaki çelik blast kapısı zeminle buluştuğu an, çıkardığı metalik gürültü kulaklarımızda patladı: GÜÜÜM! Koridorun tavanındaki hava tahliye nozulları anında devreye girdi; içeriye basılacak kimyasal gazın mekanik tıslaması başladı: Tıssss... Bu kapı sıradan bir kilitleme mekanizması değildi; bizi platformun giriş havuzunda boğmak için tasarlanmış devasa bir çelik giyotindi.
"Zehirli gaz devreye giriyor! Kırk saniyemiz var!" diye bağırdı Leyla, solunum maskesini yüzüne geçirerek.
Dış terastaki muhafızların hücum yeleklerinden söktüğüm iki kalıp C4 blokunu kapının ana hidrolik piston yuvalarına yapıştırdım. Tayfun yan duvardaki servis panosunu çakısıyla kanırttı; hidrolik dönüş vanasını manuel olarak ters basınca zorladı. ÇAAAT! Yağ boruları basınçtan patlayıp duvarlara fışkırdı.
"Yatın!"
C4’ün manyetik fünyesini tetikledim. BOOOOM! Yönlendirilmiş basınç dalgası çelik kapının sol menteşe bloğunu bir kağıt gibi yırttı. Kapı rayından fırlayıp yan yatarak aralık kaldı. Açılan yarım metrelik çelik aralıktan kendimizi öne doğru fırlattık.
İç koridora adım attığımız an kırmızı flaşörlerin çiğ ışığı gözlerimizi kamaştırdı. Duman ve buhar borularının arasından yaklaşan ayak sesleri çelik ızgarayı dövüyordu: Güm-güm-güm-güm! Karşımızda Konsey’in son kişisel muhafız birliği vardı: Mat siyah balistik zırhlar, kompozit kasklar ve lazer nişangahlı SIG Sauer taarruz tüfekleri.
"Temas! Saat on iki yönü!"
Mermiler koridorda yankılanan bir cehennem uğultusuyla üzerimize yağdı. Tak-tak-tak-tak! Çelik duvarlardan seken kurşunlar havada parlak çizgiler çizerek kıvılcımlar saçtı. Demir bir payandanın arkasına kaydım. Doktrin çok açıktı: Dar alanda düşmanın ateş üstünlüğü bir işe yaramaz; tetiğe erken basan değil, köşeyi ilk kapatan yaşar.
Tayfun cebinden çıkardığı yüksek frekanslı elektromanyetik parazit iğnesini tavan rayına fırlattı. ÇZZZT! Tavana monte edilmiş iki adet otomatik savunma tareti aynı anda kör oldu; namluları boşa dönüp kendi sistemini kilitledi. O saniyelik şaşkınlık anında siperden çıktım. Browning ve MP5 aynı anda konuştu: Puf-puf! Dan-dan!
Öncü iki muhafız göğüslerindeki balistik plakaların arasından giren mermilerle arkalarındaki arkadaşlarının üstüne devrildi. Leyla sol taraftaki servis boşluğundan uzanıp üçüncü hedefi kaskının altından net bir atışla indirdi. Geriye kalan son iki koruma geri çekilmeye çalıştı ama mesafeyi tek hamlede kapattım; ilkini göğsüne indirdiğim dipçik darbesiyle duvara yapıştırdım, ikincisini ise boyun kilidiyle yere mıhladım. Koridor kırk saniyede mezarlığa döndü.
Platformun kalbine, yardımcı reaktör dairesine ulaştık. Kuzey Denizi’nin dalgaları dışarıdaki beton kolonları dövdükçe tüm kale hafifçe titriyordu: Düüüm... Düüüm...
Leyla reaktörün kontrol ekranına kancayı attı. "Konsey’in bulunduğu en üst komuta katı elektromanyetik bir kalkanla yalıtılmış Sinan," dedi, sesi fırtınayı bastırıyordu. "Bu kalkan kırılmadan o kata ne mermi işler ne bomba. Ama tüm kalkanı besleyen ana trafo tam karşında duruyor."
Trafonun soğutma jeneratörüne iki el çelik çekirdekli mermi sıktım. Dan! Dan! Yüksek voltajlı kablolar mavi kıvılcımlar saçarak koptu: ÇAAAT! Tüm koridorlardaki kırmızı ışıklar bir anlığına söndü; ardından kalenin derinliklerinden o devasa manyetik kilitlerin tek tek serbest kalma sesleri duyuldu: KLİK-KLİK-KLİK!
Kartal Yuvası’nın kilitlenen blast kapılarını yönlendirilmiş patlayıcılarla parçalayan Sinan, Leyla ve Tayfun, çelik koridorlarda Konsey’in elit muhafız birliğiyle kıran kırana bir çatışmaya girer. Platformun manyetik kilitlerini besleyen yardımcı güç merkezini sabote eden ekip, kaledeki tüm elektronik kilitleri düşürür. Asansör boşluğundan tırmanarak komuta katının eşiğine ulaşan üçlü, Konsey’in zirvesiyle son hesaplaşmanın eşiğine gelir.
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları