Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
okul koridorunda ege'yi o şekilde darmadağın bırakıp giderken, sırtıma batan yüzlerce bakışı hissedebiliyodum. kimseden çıt çıkmıyodu. o her gün dedikodu kazanı gibi kaynayan vadi koleji, resmen sessizlik yeminine girmişti.
çünkü okuldaki en büyük efsane, yıkılmaz ege, bi burslu için ağlamıştı. ve o burslu kız, onu bütün okulun önünde bi çöp gibi kenara atmıştı.
sınıfa girdiğimde en arkadaki kendi sırama doğru yürürken, insanların bana yol açtığını fark ettim. evet, yalnış duymadınız. bana acımak yerine benden korkuyolardı. içimde tuhaf bi tatmin duygusu yayıldı. acı vericiydi ama bi okadar da güçlü hissettiriyodu.
öğle arası geldiğinde kantine inmek hiç içimden gelmiyodu ama saklanıcak deildim. tepsime sadece bi kahve alıp boş masalardan birine oturdum. telefonumdan rastgele bişeylere bakıyodum ki, masama bi gölge düştü.
o iğrenç, çiçeksi ve geniz yakan tatlı parfüm kokusu...
Alara.
yanında iki yalakasıyla beraber tepemde dikiliyodu. yüzünde, kazanmış olmanın verdiği o sinsi ve iğrenç zafer gülüşü vardı.
"nasılmış ezik?" dedi o tiz sesiyle. "sana onun seninle sadece oynadığını, senin gibi bi varoşa asla bakmıycağını söylemiştim. iddia olayı patlayınca nasıl da apışıp kaldın ama? ege seni resmen çiğnedi ve tükürdü."
kahvemden bi yudum aldım. yavaşça bardağı masaya bıraktım ve kafamı kaldırıp gözlerinin tam içine baktım. eskiden olsa yanaklarım kızarır, gözlerim dolardı. ama şimdi... şimdi içimde sadece buz gibi bi nefret vardı.
"bitti mi?" diye sordum tek kaşımı kaldırarak.
alara bu tepkisizliğim karşısında biraz bocaladı. "ne o? şoktan dilini mi yuttun? partimde giydiğin o elbiseyi de babasının parasıyla sırf iddia için aldı sana! sen bi hiçsin melis."
ayağa kalktım. alara'yla boylarımız nerdeyse aynıydı ama ben ona okadar üstten bakıyodum ki, resmen bi adım geri çekilmek zorunda kaldı.
"ege benimle bi oyun oynadı, evet," dedim sesimi zerre kadar yükseltmeden. ama kelimelerim jilet gibi keskindi. "ve ben o oyunu onun başına yıktım. ege bugün bütün okulun önünde bana yalvardı alara. benim için ağladı. Dörtlü'yü benim için dağıttı."
ona doğru bi adım daha attım. alara'nın o sinsi gülüşü çoktan silinmiş, yerini koca bi paniğe bırakmıştı.
"sen ise," diye fısıldadım yüzüne doğru. "yıllardır onun peşinde köpek gibi dolanıyosun. onun dikkatini çekmek için yapmadığın iğrençlik, giymediğin o ucuz kıyafetler kalmadı. ama ege sana bi kere bile, benim için ağladığı o anki gibi bakmadı. ben onu çöpe attım evet... ama o, sen dünyadaki tek kız kalsan bile dönüp senin yüzüne bakmaz alara."
kantinde yine bi ölüm sessizliği oldu. etraftaki bikaç kişinin "ooooo" diye fısıldadığını duydum. alara'nın yüzü önce bembeyaz oldu, sonra sinirden kıpkırmızıya döndü. dudakları titriyodu. tek bi kelime bile edemeden, gözleri dolarak arkasını dönüp kantinden koşarak çıktı. yalakaları da peşinden tıpış tıpış gitti.
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları