Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
sırtım o soğuk, paslı demir kapıya yaslanmışken, ege'nin nefesi yüzüme yüzüme çarpıyodu. karanlıkta sadece telefonumun yere düşüp etrafa saçtığı o cılız ışık vardı ve o ışıkta ege'nin okyanus gözleri okadar... okadar yaralı bakıyodu ki.
"bana dokunma," dedim fısıltıyla. ama sesimde zerre kadar inandırıcılık yoktu, titriyodu resmen. ellerimi göğsüne koyup onu ittirmek istedim ama göğsü taş gibi kaskatıydı, milim bile kıpırdamadı.
aksine, elini saçımdan yavaşça indirip boynuma, ordan da çeneme doğru kaydırdı. başparmağıyla çenemi hafifçe okşadığında bütün tüylerim diken diken oldu.
"ittirsene," diye fısıldadı karanlığın içinde. sesi çaresiz bi yalvarış gibiydi. "beni ittirsene melis. bana bağır, çağır, yüzüme vur ama nolur benden iğreniyomuş gibi bakma."
gözlerimi kaçırmak istedim ama yapamadım. "neden?" diye sordum boğazımdaki o koca yumruyu yutkunmaya çalışarak. "neden girdin o iddiaya ege? benimle oynamak okadar mı zevkliydi?"
derin, çok derin titrek bi nefes aldı. başını eğip alnını yavaşça benim omzuma yasladı! inanamıyorum, koca ege şuan boynuma saklanmış, yenilmiş bi çocuk gibi duruyodu.
"çünkü korktum," diye mırıldandı boynuma doğru. nefesi tenimi yakıyodu. "ilk gün, o kafeteryada gözlerimin içine baka baka bana kafa tuttuğunda... hayatımda ilk defa biri bana hayır dedi melis. babam bile beni ezip geçerken, sen karşıma dikildin."
başını yavaşça kaldırıp tekrar gözlerimin içine baktı. "seni ezmek istedim. o iddiaya girdim çünkü vadi koleji'nin kralı ege, bi kıza yenilemezdi. seni kendime aşık edip ezip geçicektim."
gözlerim doldu. "tebrikler, başardın," dedim acı acı gülümseyerek.
"hayır!" dedi aniden, elleriyle yüzümü avuçlayarak. avuçları sıcacıktı. "başaramadım! kütüphanede o kitaplar üstüne düşücekken seni tuttuğum o an... benim bütün krallığım senin ayaklarının dibine yıkıldı zaten! partide o siyah elbiseyle merdivenlerden indiğinde, ben o iddiayı çoktan unutmuştum. ben sadece... seni istiyodum."
sözleri kalbime balyoz gibi iniyodu resmen. doğru söylüyo olabilir miydi? gözlerindeki o saf acıya bakarsam... evet. yalan söylemiyodu. ama gururum okadar incinmişti ki.
bodrum katının o dondurucu soğuğu kemiklerime işlemeye başlamıştı. incecik gömleğimin içinde istemsizce titredim. dişlerim birbirine çarptı.
ege bunu farkettiği an gözlerindeki o acı yerini hemen endişeye bıraktı. "üşüyosun," dedi. üzerindeki o kalın siyah okul ceketini hızla çıkarıp omuzlarıma örttü. ama bu sefer sadece ceketi vermekle kalmadı.
kollarını belime sarıp beni kendine okadar sıkı, okadar sert çekti ki, ayaklarım yerden kesildi resmen. beni tamamen göğsüne gömdü.
"ege..." diye mırıldandım şaşkınlıkla.
"şşşt," diye fısıldadı saçlarımı öperek. evet, yemin ederim saçlarımdan öptü! "sadece beş dakika. beş dakika izin ver, seni ısıtıyım. sonra söz veriyorum, istersen bi daha yüzüne bile bakmıycam. ama nolur, şu an benden kaçma."
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
İnanılmaz
LÜTFEN DEVAMI GELSİN
Yorum
Yorum bulunamadı.