Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ege'nin elinde titreyen telefona bakarken nefes almayı tamamen unutmuştum. ekranda yazan o beş harf... BABAM. deponun içindeki o huzurlu, o sıcacık havayı saniyesinde dondurup buz kesmesine yetmişti resmen.
"açıcak mısın?" diye fısıldadım. sesim titriyodu.
ege yutkundu. o heybetli, yenilmez ege'nin omuzları o an gözümün önünde çöktü. gözlerini benden kaçırıp yeşil tuşa bastı ve telefonu yavaşça kulağına götürdü.
"efendim baba," dedi. sesi okadar düz, okadar hissiz çıkmıştı ki, sanki az önce beni öpen, bana 'güzelim' diyen o çocuk gitmiş, yerine ruhsuz bi robot gelmişti.
telefonun ucundaki sesi duyamıyodum ama ege'nin yüzündeki o gerilimi, çenesindeki kasların nasıl seğirdiğini çok net görüyodum. adam belli ki bağırıyodu.
"baba ben... okuldan çıktım," dedi ege kısık bi sesle.
karşı tarafın sesi bi anda o kadar yükseldi ki, o sessiz deponun içinde adamın söylediklerini ben bile duymaya başladım.
"okuldan çıktın öyle mi?! o burslu sürtükle beraber mi çıktın ege!?"
kanım dondu. o kelime beynimde yankılandı resmen. cenk ve alara gerçekten de ispiyonlamıştı!
"BABA DÜZGÜN KONUŞ!" diye kükredi ege aniden. deponun duvarları sarsıldı sanki. ege ilk defa babasına sesini yükseltmişti! okyanus gözleri ateş saçıyodu ama bi yandan da bana bakarken okadar büyük bi korku içindeydi ki...
"bana sesini yükseltme!" diye bağırdı adam telefonda. "o kurduğun krallıkçılığı da, o dörtlü saçmalığını da senin başına yıkarım! senin o okula neden gittiğini, o şirketin başına geçmek için nasıl kusursuz olman gerektiğini unutmuş gibisin! yarım saat... yarım saat içinde şirketteki odamda olucaksın ege. eğer gelmezsen, o çok koruduğun varoş kızı o okuldan da, bu şehirden de öyle bi kazırım ki adını bile hatırlayamazsın!"
kırılan camlar 💔
telefon suratına kapandı.
ege elindeki telefonu okadar sert bi şekilde karşıdaki tuğla duvara fırlattı ki, telefon paramparça oldu. parçaları yere saçılırken ben yerimde sıçradım. ege ellerini saçlarından geçirip deli gibi volta atmaya başladı. nefes nefeseydi, göğsü körük gibi inip kalkıyodu.
"ege..." dedim ona doğru ürkek bi adım atarak. "cenk ve alara... onlar duydu. okulda konuşurken duymuştum, babana söyliyceklerdi ben-"
"neden bana söylemedin melis?!" diye aniden bana döndü. sesi suçlayıcı deildi, sadece inanılmaz bi çaresizlik vardı. "neden bana söylemedin? okulu başlarına yıkardım onların! o it cenk'i öldürürdüm!"
"çünkü başını belaya sokucaktın!" diye bağırdım gözlerim dolarak. "babandan o gün nasıl korktuğunu gördüm ege! senin o adamın karşısında tekrar ufalanmanı izlemek istemedim!"
ege'nin yüzündeki öfke bi anda söndü. yanıma gelip kollarımı sımsıkı tuttu. gözleri dolu doluydu.
"benim ufalanmam umrumda bile deil anlıyo musun?" diye fısıldadı alnını alnıma yaslayarak. "ben sadece sana zarar gelmesinden korkuyorum. o adamın neler yapabiliceğini bilmiyosun sen. acıması yoktur onun."
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları