Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
o gece gözüme zerre kadar uyku girmedi. yatakta bir o yana bir bu yana döndüm durdum. aklım ege'deydi... babasının o devasa şirketine, o adamın karşısına tek başına gitmişti. ona mesaj atmak, "iyi misin" diye sormak için defalarca telefonu elime aldım ama telefonu parçaladığı aklıma gelince geri bıraktım. çaresizlik hissi okadar iğrenç bişeydi ki.
ama sabaha karşı, penceremden içeri ilk gün ışıkları sızarken o çaresizlik hissi yerini buz gibi, saf bi öfkeye bıraktı.
ben ağlamaktan, ege'nin arkasına saklanmaktan ve o plastik insanların hayatımla oynamasından bıkmıştım. cenk ve alara... o iki zehirli yılan, ege'nin en büyük yarasını kanatmışlardı. şimdi sıra bendeydi.
okula adım attığım an herkesin gözü yine benim üzerimdeydi ama bi eksik vardı: yanımda ege yoktu. dünkü o el ele yürüyüşümüzden sonra ege'nin okula gelmemesi koridorda hemen fısıltılara sebep olmuştu.
"ege nerde ya? kızı tek bırakmış." "kesin babası öğrendi, ege'yi okuldan aldı." "kızın yüzüne baksana, duvar gibi."
onların bu boş laflarını zerre umursamadan doğruca kantine doğru yürüdüm. adımlarım okadar sert ve kararlıydı ki, önüme çıkanlar irkilip yol veriyodu.
kantinin kapısından girdiğimde hedefimi anında buldum. alara ve cenk, o meşhur "Dörtlü" masasına kurulmuş, ellerinde kahveleriyle gülüşüyolardı. zafer kutlaması yapıyolardı akıllarınca! ege'yi babasının önüne atıp ortadan kaldırdıklarını sanıyolardı.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları