Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
matematik dersi yemin ederim bitmek bilmedi. ege bütün ders boyunca arkadan ayağıyla sandalyeme vurup durdu. bilerek yapıyodu, sırf beni delirtmek için! en sonunda dayanamayıp ayağa fırladım.
"YETER ARTIK KES ŞUNU!" diye bağırdım.
sınıf anında ölüm sessizliğine büründü. matematik hocası kel kel bana bakıyodu. "neler oluyor orda melis hanım?" dedi sinirle.
arkama döndüğümde ege'nin yüzünde o masum (!), melek gibi ifade vardı. "ben bişey yapmıyorum hocam," dedi o kalın ve pürüzsüz sesiyle. "yeni arkadaşımız biraz fazla stresli galiba."
"sen var ya tam bi..." diye tıslarken hoca lafımı kesti.
"ikiniz de! okul çıkışı kütüphaneye gidiyosunuz. cezalısınız. bütün o yeni gelen kitaplar dizilicek!"
inanamıyorum ya! okulun ilk gününden hem düşman edinmiştim, hemde ceza almıştım. üstelik o düşmanla aynı ortamda kalmak zorundaydım. bu okul benim sonum olucaktı galiba.
okul zili çalıp herkez dağıldığında, kütüphanenin o ağır ahşap kapısından içeri girdim. burası devasa biyerdi. raflar tavana kadar uzanıyodu ve içerisi çok loştu.
ege benden önce gelmişti. en arkadaki deri koltuklardan birine yayılmış, ayaklarını masanın üzerine uzatmış, elindeki son model telefona bakıyodu. beni farkedince kafasını bile kaldırmadı.
"kalkıp bana yardım ediceksin heralde?" dedim kollarımı göğsümde bağlayarak.
alayla güldü. telefonu cebine atıp bana o delici mavi gözleriyle baktı. "ben kimseye yardım etmem burslu. özellikle de benim kurallarımı çiğneyenlere."
"senin kuralların umrumda bile deil!" dedim sinirle. önümdeki koliye eğilip kalın kalın kitapları kucağıma aldım. ona inat hepsini tek başıma dizicektim. ezik olmadığımı ona kanıtlıycaktım.
kitapları raflara dizerken bi yandan da sinirden söyleniyodum. en üst rafa yetişmem gerekiyodu ama boyum yetmiyodu. parmak uçlarımda yükseldim. tam kitabı koyucaktım ki, ayağım kaydı.
kocaman kitaplar üstüme devrilirken gözlerimi sımsıkı kapattım ve yere yapışmayı bekledim.
ama düşmedim.
belimi saran o güçlü ve sıcak elleri hissettiğimde nefesim boğazımda düğümlendi. burnuma o tanıdık, baş döndürücü parfüm kokusu doldu. ege beni havada yakalamıştı.
sırtım onun sert göğsüne yaslıydı. kalbimin atışını duyucak diye okadar çok korktum ki... çünkü şuan göğüs kafesimi delicek gibi atıyodu. yavaşça bana doğru eğildi. nefesi boynumdaki tüyleri diken diken etti.
"bu kadar dik başlı olma," diye fısıldadı kulağıma doğru. sesi okadar derinden geliyodu ki, dizlerimin bağı çözüldü resmen. "yoksa düşersin... ve her zaman seni tutucak bi ege bulamazsın."
beni yavaşça bıraktı. arkamı döndüğümde aramızda santimler vardı. gözlerindeki o buzu ilk defa erimiş gibi gördüm sanki. ama sadece bi saniyeliğine. sonra hızla arkasını dönüp kütüphaneden çıkıp gitti.
ben mi? ben kitapların arasında, titreyen bacaklarımla öylece kalakaldım. galiba... galiba bu çocuk benim gerçekten sonum olucaktı.
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
AAAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞĞAĞAĞ MÜKEMMEL KİTAP
Çoook güzelll ilk yakınlaşma
Hoca da ceza vermeye hazır
Kel kel xncnchryZnc
Yorum
Yorum bulunamadı.