Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ertesi gün okula giderken içimde hem korkunç bi ağırlık hem de saçma sapan bi heyecan vardı. gece ege'yle o uçurum kenarında yaşadığımız anlar, rüzgarın sesi ve onun dudaklarının tadı aklımdan bi saniye bile çıkmıyodu.
ama vadi koleji'nin o demir kapısından içeri adım attığım an, o büyülü dünya geride kalıyo, maskelerimizi takmak zorunda kalıyoduk.
ilk iki ders ege'yi hiç görmedim. teneffüste dolabımın önünde kitaplarımı değiştirirken, arkamdan o tanıdık, insanın kanını donduran tiz sesi duydum.
"dün okul çıkışı ege'yi gördün mü ezik?"
alara, yanına cenk'i de almış kollarını kavuşturmuş bana bakıyodu. yüzünde şüpheci bi ifade vardı.
dolabımın kapağını sakince kapattım. "ben ege'nin bakıcısı mıyım alara? nerden bileyim nerde olduğunu. hem siz onu kendi masanıza zincirlememiş miydiniz? sahip çıkın köpeğinize."
cenk öfkeyle bi adım öne çıktı. "bana bak varoş-"
tam o an, koridorun başından gelen o buz gibi, otoriter ses cenk'in cümlesini bıçak gibi kesti.
"sorun mu var cenk?"
ege, elleri cebinde, o karanlık ve umursamaz bakışlarıyla bize doğru geliyodu. bana bakmıyodu, sadece cenk ve alara'ya odaklanmıştı.
alara hemen şirine moduna girdi. "hiçbişey ege'cim, sadece bu bursluya haddini bildiriyoduk."
ege bana doğru sadece saniyelik, buz gibi bi bakış attı. "onunla uğraşıp vaktinizi harcamayın. midemi bulandırıyo zaten. yürüyün, kantine iniyoruz," dedi ve arkasını dönüp yürümeye başladı.
alara zafer kazanmış gibi bana sırıtıp ege'nin peşinden takılırken, tırnaklarımı avuç içime okadar sert batırdım ki kanatıcaktım nerdeyse. "rol yapıyo," dedim içimden. "senin için rol yapıyo." ama yemin ederim onun o ağzından çıkan 'midemi bulandırıyo' lafı kalbime ok gibi saplanmıştı.
öğle arasında kütüphanede tek başıma test çözüyodum. karşımda oturan biri aniden kalkarken, sandalyesindeki siyah okul ceketini bilerek benim masamın üzerine düşürdü.
kafamı kaldırdığımda ege'nin kütüphaneden çıkıp giden sırtını gördüm.
hızla ceketin cebine uzandım. içinde küçük, katlanmış bi kağıt vardı. kağıdı avucumun içine saklayıp tuvalete koştum. kabine girip kapıyı kilitledikten sonra titreyen ellerimle notu açtım:
"bana öyle kırgın bakma, kalbimi söküyosun. okulun arkasındaki eski spor salonunun soyunma odası. 5 dakika. kilit bozuk."
nefesimi dışarı üfledim. dudaklarımda engel olamadığım bi gülümseme belirdi. notu yırtıp klozete attım ve sifonu çektim.
eski spor salonu aylardır kullanılmıyodu. tozlu koridorları geçip soyunma odasına daldığım an, karanlığın içinden çıkan bi çift güçlü kol beni belimden kavradığı gibi duvara yasladı.
"özür dilerim," diye fısıldadı ege, dudaklarını boynuma gömerken. sesi okadar çaresiz, okadar suçluydu ki. "sana o lafları ettiğim için, o yılanların yanında sana o şekilde baktığım için özür dilerim."
"şşşt," dedim ellerimi onun yüzüne koyarak. karanlıkta bile okyanus gözlerinin nasıl acı çektiğini görebiliyodum. "biliyorum. ikimiz için yaptığını biliyorum."
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
AKLIMI ALDI GİTTİ KALBİMİ ÇALDI GİTTİ
Göğsümden ama kalbimi kalbimi söküyo
Çookk iyiii lAa 😍😍😍😍😍
Yorum
Yorum bulunamadı.