Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
berke'nin evinde geçirdiğimiz o gece, hayatımın en huzurlu gecesiydi. ege babasının krallığını yıkıp yanıma geldiğinde, onun okyanus gözlerindeki o karanlığın tamamen silindiğini görmek dünyalara bedeldi.
ertesi sabah, o adamın tehdidi ortadan kalktığı için annemin çalıştığı fabrikaya geri döndüğünü ve her şeyin yolunda olduğunu öğrenince derin bi nefes aldım. ege, berke'yle beraber sabahın köründe evden çıkmıştı. bana sadece "okul formanı giy ve bekle güzelim, seni almaya gelicem" diye bi mesaj atmıştı.
formamı giyip her zamanki durağa doğru yürürken içimde tuhaf bi heyecan vardı. ege dün gece o milyonluk siyah porsche'un anahtarını babasının masasına fırlatıp atmıştı. "acaba taksiyle mi gelicek? yoksa otobüse mi binicez?" diye düşünüyodum gülümseyerek. ege'yi o tıklım tıklım otobüslerde, demir direklere tutunurken hayal etmek inanılmaz komikti.
durağa yaklaştığımda, tanıdık bi kükreme veya siyah, lüks bi jip beklemiyodum tabi. cebimden istanbulkart'ımı çıkardım.
tam o sırada, durağın önünde gri, tertemiz bi araç durdu.
cam yavaşça aşağı indiğinde, direksiyondaki okyanus gözlerle burun buruna geldim.
ege, dirseğini cama yaslamış, güneş gözlüklerini kafasının üzerine takmış, o meşhur çarpık gülüşüyle bana bakıyodu. üzerinde okul forması vardı ama kravatını her zamanki gibi takmamıştı.
"bu da ne?" dedim şaşkınlıkla arabayı süzerken.
"2021 model renault clio 1.0 tce otomatik," dedi gururla direksiyona hafifçe vurarak. "porsche deil belki, koltukları ısıtmalı da deil ama tamamen benim kendi hesabımdaki, kendi biriktirdiğim parayla alındı. pederin tek bi kuruşu bile yok bu alette. atla bakalım, yeni arabamızın siftahını kraliçemle yapıyım."
gülerek kapıyı açtım ve yanına oturdum. arabanın içi yepyeni kokuyodu. "inanamıyorum," dedim emniyet kemerimi takarken. "sen gidip kendine araba mı aldın sabahın köründe?"
"berke'nin bi tanıdığından hemen hallettik," dedi gaza basarken. vites geçişleri oldukça yumuşaktı, ege direksiyonu tek eliyle her zamanki o havalı tarzıyla tutuyodu. "seni o otobüslerde süründürüceğimi sanıyosan çok yanılıyosun burslu. krallıktan istifa etmiş olabilirim ama hala senin şöförünüm."
uzanıp o tek eliyle direksiyonu tutan elini tuttum. "bence bu araba o siyah canavardan yüz kat daha güzel," diye fısıldadım. "çünkü bu gerçekten senin."
ege'nin okyanus gözleri sevgiyle parladı. elimi dudaklarına götürüp uzun uzun öptü.
okulun otoparkına girdiğimizde, bütün gözlerin bize döneceğini biliyoduk. dün geceki o ifşa fotoğrafından sonra herkes ege'nin babası tarafından okuldan alındığını, benim de çoktan kovulduğumu falan düşünüyodu kesin.
gri clio'yu ege'nin o meşhur, kimsenin park etmeye cesaret edemediği "kralın yeri" yazan VIP köşeye çapraz bi şekilde park etmesiyle herkesin bakışları otoparka kilitlendi.
herkes siyah porsche'u beklerken, içinden ege'nin çıktığı bu mütevazi araba okulu resmen şoka soktu.
ege arabadan inip umursamazca etrafındaki o şaşkın kalabalığa bi bakış attı. sonra arabayı dolanıp benim kapımı açtı. elimden tutup beni dışarı çıkardığında, otoparktaki uğultu arı kovanı gibi yükseldi.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Alara bi sus ya ege vuruyo olmuyo melis vuruyo olmuyo bi akıllanmadın
Yorum
Yorum bulunamadı.