Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
kantinin o devasa, çift kanatlı cam kapılarından içeri adım attığımızda, uğultu bıçak gibi kesildi. ege'nin eli elimdeydi, parmaklarımız birbirine sımsıkı kenetliydi.
gözlerim direkt kantinin tam ortasındaki o meşhur, deri koltuklu, herkesten biraz daha yüksekte duran "Dörtlü" masasına kaydı. ve tabi ki beklediğim manzara ordaydı.
cenk, ege'nin her zaman oturduğu o baş köşeye yayılmış, ayaklarını sandalyenin demirine uzatmıştı. alara da hemen yanına kurulmuş, yalakalarına bişeyler anlatıp yapmacık bi kahkaha atıyodu. ege'nin babası tarafından silindiğini sandıkları için mekanın yeni sahipleri gibi davranıyolardı akıllarınca.
ege adımlarını bi milim bile yavaşlatmadı. çenesini dikleştirdi, okyanus gözlerine o buz gibi, ölümcül ifadeyi yerleştirdi ve beni de peşinden çekerek doğrudan o masaya doğru yürüdü.
masaya yaklaştığımızı gören alara'nın gülüşü yüzünde dondu. cenk'in oturuşu anında dikleşti.
ege tam cenk'in karşısında, masanın ucunda durdu. ellerini masaya dayayıp hafifçe cenk'e doğru eğildi.
"kalk," dedi sadece tek bi kelimeyle. sesi bağırmıyodu ama kantindeki herkesin duyabileceği kadar net ve keskindi.
cenk yutkundu ama etraftaki yüzlerce kişiye rezil olmamak için direnmeye çalıştı. "senin devrin dün gece bitti ege," dedi sesi hafifçe titreyerek. "baban seni sildi. bu masa artık bizim."
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları