Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
orman evindeki o huzurlu, o rüya gibi sabah, çalan tek bi telefonla tam anlamıyla bi kabusa dönmüştü.
ege telefonu kapattıktan sonra yüzündeki o dingin ifade yerini tamamen karanlık, soğuk ve hesap yapan bi vadi koleji kralına bıraktı. eşyalarımızı toplamamız sadece on dakika sürdü. o rüya gibi evden, daha şöminenin sıcaklığı bile geçmeden buz gibi bi fırtınanın içine doğru yola çıktık.
gri clio'nun içi ölüm gibi sessizdi. ege'nin ibresi hızla yükselirken, direksiyonu sıkan ellerinin boğumları bembeyazdı.
"ege..." dedim sessizliği bozmaya cesaret ederek. elimi yavaşça onun dizinin üzerine koydum. "ne demek okulu ve şirketi satın aldılar? böyle bişey nasıl bi gecede olabilir?"
ege gözlerini yoldan ayırmadan sertçe yutkundu.
"babam o dosyalarla köşeye sıkışınca, hapise girmemek ve gücü benim elime bırakmamak için en büyük rakibiyle masaya oturdu," dedi buz gibi bi sesle. "alara'nın babası uzun zamandır bizim holdingi yutmak istiyodu zaten. cenk'in babasının da desteğiyle, babamın hisselerini yok pahasına satın almışlar. ve tabi, holdingin bünyesindeki vadi koleji'ni de."
"yani alara ve cenk... artık okulun sahibi mi?" dedim inanamayarak. mideme öyle bi kramp girdi ki nefesim kesildi.
"öyle sanıyolar," dedi ege. dudaklarında o meşhur, karanlık ve tehlikeli gülüş belirdi. "babam benim elimdeki o dosyaların sadece kendisini yakıcağını düşündü. ama o masaya oturan herkesin, o şirketi devralanların da o kire nasıl bulaştığını hesaba katmadı. berke bütün gece uyumadı melis. hazırlıklıyız."
pazartesi sabahı vadi koleji'nin o demir kapısından içeri girerken, havadaki o gerilimi bıçakla bile kesebilirdiniz.
okulun otoparkında iki tane devasa siyah jip duruyodu. etrafta takım elbiseli korumalar vardı. alara ve cenk, resmen okula öğrenci gibi deil, mafya babası gibi giriş yapmışlardı.
ege ile el ele okulun koridoruna adım attığımızda, bütün bakışlar anında bize döndü. herkes fısıldaşıyodu. "ege'nin babası iflas etmiş", "alara okulu satın almış", "burslu kızı kesin okuldan atıcaklar" sesleri uğultu halinde kulaklarıma doluyodu.
ben adımlarımı yavaşlatıcak gibi oldum ama ege elimi okadar sıkı, okadar güven verircesine tuttu ki... onun o sarsılmaz duruşundan güç alarak çenemi dikleştirdim.
kantine yaklaştığımızda, o kapıların önünde birikmiş kalabalığı gördük. ve kalabalığın tam ortasında, o yıkıp attığımız "Dörtlü" masasını kantinin tam merkezine geri taşıtmış olan alara ve cenk duruyodu.
alara beni gördüğü an gözlerinde o iğrenç, sinsi ve zafer dolu ifade parladı. kollarını kavuşturup bize doğru yürümeye başladı. yanındaki yalakaları da hemen arkasından geliyodu.
"ooo, hoşgeldiniz," dedi alara o cırtlak sesiyle. "babanın arabasından sonra okulunu da kaybetmek nasıl bi his ege?"
ege cevap bile vermedi, sadece iğrenerek ona baktı.
alara bakışlarını bana çevirdi. yüzünde o sahte acıma ifadesi vardı. "ama asıl üzücü olan sensin tatlım. biliyosun, okulumuzun yeni yönetimi olarak bazı kararlar aldık. özellikle bütçe kesintileri yapmamız gerekti."
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Lütfen artık alara ve cank ortadan kalksın
Bitti mi devamı yok mu olsun ya çok iyi sardı
Yorum
Yorum bulunamadı.