Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
kütüphanedeki o andan sonra bütün gece uyuyamadım. yatakta sağa sola dönüp durdum. ege'nin o sıcak nefesi, belimdeki elleri ve burnuma dolan o pahalı parfümünün kokusu gitmiyodu bi türlü.
"kendine gel melis," diye tokatladım yastığımı. "o bi zorba. okuldaki herkezi ezen, senin arkadaşlarına kan kusturan iğrenç egoistin teki!"
ama kalbim, beynimin dediklerini umursamıyodu galiba. midemde o iğrenç kelebekler yine halay çekiyodu. ufff çok sinir bozucu bi durum ya!
ertesi gün okul tam bi işkenceydi. kafam allak bullak olduğu için derslere hiç odaklanamadım. öğle arası zili çaldığında nefes almak için arka bahçeye çıktım. eski spor salonunun arkasında kimsenin gitmediği, ağaçlık karanlık bi yer vardı. oraya gidip kulaklığımı takıcaktım.
ama tam köşeyi dönücektim ki, duyduğum bağırışma sesleriyle dondum kaldım.
"sen bir hiçsin ege! benim soyadımı taşıyosun ama kocaman bi sıfırsın!"
sesin geldiği yöne doğru gizlice kafamı uzattım. siyah, camları filmli çok lüks bi cip duruyodu orda. ege jipin önündeydi. karşısında da takım elbiseli, çok sert ve korkunç duran orta yaşlı bi adam vardı. babasıydı heralde.
"o okulu birincilikle bitiriceksin," diye kükredi adam. "yoksa seni o geldiğin çöplüğe geri gönderirim anladın mı beni!"
ege'nin başı eğikti. o okulda herkezi titreten, kral gibi gezen ege... kafeteryada insanların üzerine basıp geçen o çocuk... şuan küçük, korkmuş bi erkek çocuğu gibi omuzlarını düşürmüştü. ellerini iki yanında sımsıkı yumruk yapmıştı ama tek kelime etmiyodu.
adam aniden elini kaldırdı ve... TAAAAK!
okadar sert bi tokat attı ki, sesi kulaklarımda yankılandı. ege'nin kafası yana savruldu. ama ne geri adım attı, ne de elini yüzüne götürdü. heykel gibi duruyodu.
ben şoktan iki elimle birden ağzımı kapattım. nefesim kesildi resmen. ama sanırım bi çalıya bastım ve çıtırtı koptu.
ege'nin kafası birden bana doğru döndü.
kızarmış yanağı, rüzgarda dağılmış saçları ve yaşarmış okyanus gözleriyle tam göz göze geldik.
bana baktığı an, o alaycı, kibirli maskesi paramparça oldu. beni gördüğü için hissettiği o derin çaresizliği ve utancı iliklerime kadar hissettim. kalbimde bişeyler cız etti yemin ederim.
babası jipe binip gaza bastı ve siyah arabasıyla toz duman içinde kayboldu. ege orda tek başına kaldı.
kaçmak, ordan koşarak uzaklaşmak istedim ama ayaklarım yere çivilenmişti sanki. ege yavaşça bana doğru yürümeye başladı. adımları ağırdı. yanıma geldiğinde aramızdaki boy farkı yüzünden başımı kaldırmak zorunda kaldım.
gözlerinde artık o sinir bozucu alay yoktu. sadece saf bir acı, öfke ve... yalnızlık vardı.
"eğer bunu birine söylersen..." dedi titreyen ama kalın bi sesle. yutkundu. "...seni gerçekten mahvederim burslu."
ama bu sefer sesi bi tehdit gibi deil, daha çok çaresiz bi yalvarış gibi çıkmıştı.
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bence de ege canavar
Offf laa çok üzüldüm egeye şimdiii☹️☹️
ağlayasım geldiaq
Bu yorum silinmiştir
Kitap güzel ilerliyoor sevdimmm nasıl yazıyorsun kitabıı söyleyebilir misinn noluur
Bence ege direkt canavarr
Yorum
Yorum bulunamadı.