Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
o arka bahçedeki olaydan sonra sınıfa nasıl döndüm, o sıraya nasıl oturdum inanın hiç bilmiyorum. beynim uyuşmuş gibiydi. hoca tahtada bişeyler anlatıyodu ama benim gözüm hep çarprazımdaki o boş sıradaydı.
ege o gün okula geri dönmedi.
gece yastığa kafamı koyduğumda bile o tokatın sesi kulaklarımda yankılanıyodu. okulda terör estiren, herkesin önünde önünü iliklediği o çocuğun babası karşısında nasıl ufalandığını görmek... midemde koca bi taş oturmuş gibi hissettiriyodu.
"sana ne melis ya," dedim kendi kendime karanlık tavana bakarken. "o sana dünyayı dar eden bi zorba. bırak ne hali varsa görsün."
ama yalan söylüyodum. içim acımıştı işte.
sabah okula girerken adımlarım geri geri gidiyodu. onu gördüğümde ne yapıcaktım? acıdığımı belli etmemem lazımdı. yoksa beni o saniye çiğner geçerdi.
koridorda yürürken onu gördüm. Dörtlü'nün diğer üyeleriyle beraber dolabının önünde duruyodu. kahkaha atıyolardı! ege her zamanki gibi umursamaz, havalı ve... mükemmel duruyodu. omuzları dikti, kıravatı yine o iğrenç derecede çekici şekilde gevşetilmişti.
ama dikkatli bakınca, sol elmacık kemiğinin üzerindeki o hafif morluğu görebiliyodum. kapatıcı sürmüşlerdi galiba ama yinede belli oluyodu.
tam o an beni gördü.
gülüşü yüzünde dondu. saniyelerce göz göze kaldık. etrafımızdaki onca öğrenci, o koridorun gürültüsü sanki bi anda silinip gitti. sadece o ve ben kalmışız gibi hissettim. sonra birden çenesini kasıp kafasını başka yöne çevirdi.
benden kaçıyordu! inanamıyorum, koca vadi koleji'nin kralı ege, ezik gördüğü burslu kızdan kaçıyodu.
şansa bakın ki ilk dersimiz kimyaydı ve hoca laboratuvarda herkesi ikili eşleştirdi. isimleri okurken kalbim ağzıma geldi.
"...melis ve ege. siz üçüncü masaya geçiyosunuz."
hayır ya hayır! kader resmen benimle dalga geçiyodu.
yan yana taburelere oturduğumuzda aramızdaki gerilim o kadar yoğundu ki, bıçakla kessen kesilirdi yemin ederim. ikimiz de tek kelime etmiyoduk. o deney tüplerini sıraya dizerken ellerinin çok hafif titrediğini fark ettim.
dayanamadım.
cebimden sabah kantinden alıp hırkamın içine sakladığım o küçük soğuk su şişesini çıkardım. sıranın altından, kimsenin görmiyceği bi şekilde yavaşça onun bacağına doğru ittirdim.
bana anlamayan, buz gibi gözlerle baktı.
"yanağına..." diye fısıldadım sadece onun duyabilceği bi sesle. önümdeki deftere bakarak konuşuyodum. "iyi gelir. daha fazla morarmasın."
gözlerindeki o kalın maske saniyelik düştü. şişeye baktı, sonra bana baktı. okyanus gözlerinde kocaman bi fırtına kopuyodu yemin ederim. nefes alışverişi hızlandı.
elimi itip şişeyi hızla benim tarafıma geri kaydırdı.
"bana sakın acıma melis," dedi dişlerinin arasından. sesi okadar kısık, okadar yaralı çıkmıştı ki... "senin acımana ihtiyacım yok."
söyleyip derse döndü. ama ben orda dondum kaldım. nefesim boğazıma takıldı resmen.
çünkü bana ilk defa 'burslu' dememişti. ilk defa ismimi söylemişti.
Bu bölümün ilk 26 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çoook güzelll olmuş gerçekten şimdii yükledim ve ilk senin hikayeni okuyorum çünkü yanii böyle değişik güzel geldi adı fln yanii hemde okul Hiikayesi zorba çocuk masum kız yanii güzel çook beğendimm aşırı iyi yazmışsın böyle daha çok hikaye beklerim senden çünkü gerçekten tüüm samimiyetimle söylüyorum okurken aşırı çok fazla eğleniyorum ve hiç sıkılmadan sanki biir dizi gibi izliyorumm çoook güüzell sahanee 🩵🩵
Çok az bölümlü bütün heyecanım yarıda bitti 😭😭😭 ama çok güzel dizi gibi hiç sıkılmadım
Yorum
Yorum bulunamadı.