Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
kimya dersinden sonra bütün gün ege köşe kapmaca oynadık resmen. yani o benden kaçtı, ben de ondan. kantinde onu her gördüğümde yönümü deiştirdim. o da zaten Dörtlü'nün yanından hiç ayrılmadı. sanki o laboratuvarda bana "melis" diyen, o yaralı ses tonuyla konuşan çocuk o deilmiş gibi... yine o soğuk, ulaşılmaz vadi koleji kralı maskesini takmıştı.
erkekler harbi çok garip yaratıklar ya. bi anları bi anlarını tutmuyo sinir şey!
okul çıkışı hava birden inanılmaz bozdu. sabah günlük güneşlik olan gökyüzü kapkara bulutlarla doldu ve bi anda bardaktan boşalırcasına yağmur başladı.
şemsiyem tabi ki yoktu! okulun kapısından çıkıp otobüs durağına kadar koşana kadar sırılsıklam oldum. formam üstüme yapıştı, saçlarımdan sular damlıyodu. "harika," diye mırıldandım titreyerek. "bi zaturemiz eksikti o da tam oldu."
durakta benden başka kimse yoktu çünkü bizim okuldaki herkesin ya kendi özel şöförü var, ya da altlarında son model arabalar... ezik burslu olmak yağmurda bile zor yemin ederim.
tam burnumu çekip titrerken, sokağın başından siyah, camları simsiyah filmli bi porsche belirdi. yavaşladı, yavaşladı... ve tam önümde, su birikintisini sıçratmadan durdu.
kalbim bi anda maraton koşuyomuş gibi atmaya başladı. bu arabayı tanıyodum.
sağ cam yavaşça aşağı indi. ege içerdeydi. direksiyonu tek eliyle tutuyodu, siyah bi kazak giymişti ve saçları hafif dağınıktı. arabanın içinden o sıcak hava ve o baş döndürücü parfümünün kokusu yüzüme vurdu.
bana hiç bakmadan, gözleri yoldayken konuştu.
"bin şuna."
sanki emir veriyodu! padişah hazretleri buyurdu resmen. kollarımı göğsümde kavuşturup çenemi dikleştirdim.
"sana muhtaç deilim ben," dedim titreyen çenemi sabit tutmaya çalışarak. "otobüsüm gelir şimdi."
ilk defa kafasını çevirip bana baktı. sırılsıklam halimi, üstüme yapışan incecik okul gömleğini görünce kaşları çatıldı. çenesindeki o kasın seğirdiğini gördüm.
"inadın sırası deil melis. o lanet otobüs bu havada gelmez. bin şu arabaya, hasta olucaksın."
sesi... sesi sinirliydi ama sanki içinde minicik bi endişe de kırıntısı vardı. ya da ben öyle uyduruyodum beynimde bilmiyorum.
"bin-mi-cem." dedim heceleyerek.
derin bi offf çekti. arabanın kapısını açtı. o pahalı arabasından, yağmurun ortasına indi! inanamıyorum, sırf benim için o özel tasarım ayakkabılarıyla su birikintisine bastı.
hızlı adımlarla yanıma geldi. yağmur onun da saçlarını ıslatmaya başlamıştı. tam önümde durdu. boy farkımız yüzünden yine ona alttan bakmak zorunda kaldım.
kolumu tuttu. ama sıkmadı, canımı hiç yakmadı. sadece çok kararlı bi şekilde tuttu. elleri okadar sıcaktı ki, titremem bi anlığına durdu.
"bana karşı gelmekten ne zaman vazgeçiceksin?" dedi gözlerimin taa içine bakarak.
"sen bana emir vermekten ne zaman vazgeçersen," diye fısıldadım. yüzlerimiz okadar yakındı ki, düşücem sandım bi an.
Bu bölümün ilk 23 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Okurken mimiklerini tutamıyorum çok iyiiii 🩷
Bu yorum silinmiştir
Birazcık olgunlasirmisin askiim🙏🏻
İlk yorum benden mükemml olmuus yine her zaman ki gibii✨✨
Yorum
Yorum bulunamadı.