Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Göz kapaklarımı araladığımda, yoğun ışık gözlerime işlerken bir elimle ovuşturdum gözlerimi. Bedenim doğrulurken, ellerimi havaya kaldırıp iyice gerindim. Evet, günlük rutinim bitmişti, belim artık rahattı. Son derece kötü bir vaziyette banyoya girdim, çıktığımda mutfağa gittim. Kahvaltı yapmak istemiyordu canım, dünden kalma bir börek attım ağzıma. Bu kadarı kafiydi.
Üzerimi değiştirdim ve erken olmasına karşın Marco ile buluşmak için çıktım evden. Zaten dil kursum ve işim yüzünden pek görüşemiyorduk, elimde kalan bütün zamanımı ona veriyordum. Bazen yetmese de, yanımda olmasını seviyordum. Onu görebiliyordum, bu çok güzeldi. Sevdiğim insanla beraberdim, buraya gelmem bir anlık bir karardı Marco ile tanışmam da milyonda bir gibi bir olasılık... Fakat biz birbirimizi bulmuştuk, bu olağanüstüydü.
Adımlarımı kafeye yönelttim, kapıyı hızlıca açtım ve barmenlerin oraya baktım. Marco yoktu, belki de çalışma saati değildi. Bunu düşünmediğime kendime kızarken Marco'nun sözünü hatırladım.
''Yarın kafenin önünde buluşalım. ''
Arkamı döneceğim sırada birine çarpmam bir oldu. Ağzından pardon lafı dökülürken, birdenbire omuzlarımdan tuttu ve,
''Kusura bakma. '' dedi. Omuzlarımı tutmasına şaşırırken, o ellerini çekti ve yoluna devam etti. Arkasından bir süre bakakaldım, onu tanımıyordum ve basit bir çarpışmaydı. Uzatmanın manası yoktu. Kapıyı itip dışarı çıktığımda Marco önümdeydi. Gülümserken onun kızgınlıkla bana baktığını fark ettim. Adımlarım yanında dururken,
''Noldu, neden öyle bakıyorsun? '' diye sormadan edemedim.
''O kimdi? ''
''Kim, kimdi? ''
''Omuzlarına yapışan mahluktan bahsediyorum. '' dediğinde gülümsemem arttı.
''Kıskandın mı? '' dün bana böyle sormuştu, onun taklidi yaparak demiştim.
''Hayır, merak ettim. '' diye gözlerini yana çekerken koluna girdim ve kafenin önünden geçip başka bir yere yürümeye başlattım.
''Hı hı, eminim öyledir (!). ''
''Belki ucundan olabilir. Ama çok değil. '' dediğinde suratına dönüp,
''Kıskanma, kıskananlar kendine güvenmeyen insanlardır. Ben seni seviyorum, kendine güvenmen için yeterli bu. '' dedim. Gözlerindeki pırıltı bana merhaba derken,
''Sen de kıskanma, ben de seviyorum seni. '' dedi. Yüzümü buruşturdum.
''Öğk, aptal sevgililere benzedik. ''
''Aynen. Hadi gel gidelim. '' ellerimi tutup beni hızlandırdı. Bilmediğim sokakları geçiyorduk, hiç görmediğim binalar görüyordum, gözlerim etrafı tararken Marco durdu ve bir restorana adım attı. Karnımdan bir gurultu firar ederken oldukça sade ve modern restorana girdik.
''Gel böyle oturalım. '' dediğinde seçtiği masaya oturduk, çantamı yan sandalyeme koydum.
''Birlikte kahvaltı yapalım dedim. Hem acıkmışsındır. '' başımla onayladım.
''Baban nasıl? En son kötü diyordun, aradın mı arkadaşını? '' Marco babamın hastaneye kaldırıldığını biliyordu. Ondan saklamam gereksizdi, artık hayatımdaysa beni ilgilendiren konuları onun da bilmesi gerekiyordu.
''Ah, evet iyiymiş. Yani Simay öyle dedi. Ama içim hiç rahat değil, hastane ortamında olması bile beni üzüyor. '' dedim bir huzursuzca. Ne kadar beni evlendirmeye çalışsa da babamdı ve bir kız çocuğu için baba çok önemli bir rol tutardı hayatında. Güvendiğin ilk erkek o olurdu, benim de öyleydi fakat beni evlendirmeye çalışması beni bir enkaza çevirmişti. Güvendiğim insanın bunu söylememesi çok kötüydü. Eğer annemleri dinlemeseydim, belki de düğünüm olurdu şimdiye.
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Lütfen marco da gitsin türkiyeye mısrayla😅
Çok heyecanlıydı sonu. Ama nolur bölümler biraz daha uzun olsun. Okumak 2 dk alıyo. Yeni bölümde hemende gelmiyo. Şimdi işin yoksa yeni bölümübekle😅😅
Yorum
Yorum bulunamadı.