Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Mutfağa doğru ilerlerken, annemin evde olmadığını fırsat bilerek rahat rahat kahvaltımı yapabileceğimi fark ettim. Annem, babamın yanına gitmişti. Bir haftadır buradaydım ve babamın durum biraz iyiye gidiyordu. En azından doktor öyle söylemişti.
Buzdolabından istediğim her şeyi çıkarıp, kızarmış ekmekleri de sepete ekledim. Yavaş yavaş kahvaltımı yaptığımda mutfağı hızlıca toparladım, hastaneye gidecektim. O yüzden odama gidip üzerimi değiştirdim, annemin sabahtan beri aramamış olmasına biraz endişe etsem de yanlarına gideceğim için dert etmedim. Çantamı omzuma takıp araba anahtarımı aldığım sırada telefonum çaldı. Evi kilitlerken bir yandan telefonu kulağıma koydum.
''Mısra hastaneye gelmen gerek. '' diye konuya direk giriş yapan Simay'ın sesini duyduğumda kaşlarımı çattım ve arabama yürümeye başlarken,
''Ne oldu? '' diye sordum. Kalbim atışını değiştirmiş, arkasından kovalayan biri var gibi hızlı atıyordu, yerini de değiştirmiş boğazıma oturmuştu.
''Mısra, gelmen gerek işte. Gelince öğreneceksin. '' dediğinde arabanın koltuğuna oturmuştum.
''Simay söyle artık! Babama bir şey mi oldu?'' sonlara doğru azalan sesim ben bile tanıyamamıştım.
''Mısra, baban... '' dediğinde cümlesi yarıda kesilirken, ağlama sesini duydum. Kafam o cümleyi kendi tamamlarken, telefonu kucağıma düşürdüm. Ellerim direksiyonda, gözlerim telefondaydı. Babam... Beni terk mi etmişti? Gözlerimden yaşlar süzülürken, elim kalbime gitti. Allah'ım nasıl bir acıydı bu? İnsan nasıl dayanırdı, onu büyüten onu seven bir insanı kaybetmeye?
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları