Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Bazen unutmayı dilemek bir çözüm değil, sorunun kendisidir.
***
Gözlerimi ağrıyla aralamaya çalıştım, bu dünyanın en zor işiydi. İnce bir deri parçası olmasına rağmen kalkmıyordu yerinden. Kulaklarımda uğultulu seslerin yanında vücudumun her bir yanı ağrıyordu. Neredeydim ben, bu 'dıt dıt' diye öten ses neydi? Karanlık hala ekranımdan gitmemişken, bulunduğum yerin bir yatak olduğunu anladım. Yumuşak mıydı hissedemiyordum, çünkü belim çok ağrıyordu. Derken, bulunduğum odada bir ses duydum. Kimin geldiğini veya ne sesi olduğunu tam çözemesem de, yanımda bir ağırlık hissettim. Göz kapaklarım mühürünü bozmamakta kararlıydı.
''Mısra, ben geldim canım. '' diye bir ses duyduğumda kim olduğunu anlayamadım. Sesler kulağıma oldukça kötü geliyordu, beynim bu karmaşanın içinden çıkacak gibi değildi.
''Bugün doktor uyanabileceğini söyledi. Seni uyutmayı bırakacaklar, eğer gözlerini açarsan normal hayatımıza devam edeceğiz dostum. '' dediğinde gözlerimi açmak istedim. Bir yandan içimden, 'Ya açamazsam?' diye geçirsem de bunu pes edersem kâle almam gerektiğini düşündüm.
''Mısra, lütfen aç gözlerini. Annen buna dayanamaz! Babanı uğurladı, sana da veda edemez. '' babam mı? Babama ne olmuştu? Ne vedası, ne uğurlaması?
Aklımdaki bütün soruların cevabını öğrenmek için göz kapaklarımı zorladım. Başlarda odanın aydınlık ışığı gözlerimi acıtsa da ardına kadar açtım. Görüşüm netleşirken yanımdakinin sesleri kulaklarıma ilişti.
''Doktor Bey, doktor bey! Mısra gözlerini açtı! '' adım seslerini duyduğumda, kapı açılma sesi de eklendi buna. Başım feci şekilde ağrıyordu, ne olmuştu böyle? Kollarımda derman yoktu, başımın ağrısından tutmak istesem de hem bağlandığım makineler hem de bu halsizlik izin vermedi.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları