Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Ellerimi bacaklarıma sarıp kendimi daha çok incelemeye başladım. Saçlarım uzamış, uçları kırılmıştı. Bir kilo almıştım ve bu pek etki yaratmamıştı. Beynimde üç ayın eksik olması ne tuhaftı. Sanki bir zaman makinesi kurulmuş, ben gözlerimi açıp kapayınca ışınlamışlardı beni. Gözlerimi kapatmadan önce yarım bıraktığım şeyler bugün tamamlanmış, üstüne yeni şeyler eklenmişti fakat ben o yeni şeyleri bilmiyordum. Unutmak istemezdim, neler yaşadığımı neler hissettiğimi... Kimler girmişti hayatıma veya kimlere veda etmiştim? Babamın öldüğü günü bile hatırlamıyordum, bu en üzücü olayımdı.
Ellerim aynadaki yansımama gittiğinde yerin soğukluğuna alışmaya başlamıştı çıplak bacaklarım. Parmak uçlarım aynaya dokunduğunda ürperdim. Bana söylemedikleri her neyse kalbim onu istiyor gibi hissediyordum. Hani yasak konulan her şey daha caziptir ya, kalbim bu yumağı çözmek istiyordu fakat yapabileceği bir şey yoktu.
Elim yavaşça aynadan çekilirken yere kafamı koydum. Bedenim soğuk zeminin etkisiyle tüylerimi diken diken ettirmişti. Gözlerim boş boş etrafa bakarken, bakışlarım yatağın altına kaydı. Bavulumu oraya koymuştum, içini hiç açmamıştım ve aklıma gelen fikirle kafamı kaldırıp onu oradan çıkardım. Belki üç ayımın bir ipucusuydu bu bavul.
Kıyafetleri dağıtarak en dibe kadar baktım, işe yarar bir şey yok gibiydi. Kıyafetleri geri koyacağım sırada elim bir defter takıldı. Arada sırada içim sıkıldığında sayfalarına şiir yazdığım bir defterim vardı, bu oydu. Bazen de başıma gelen en mutlu ve en üzücü olayları yazardım.
Elime alıp az önce oturduğum yere oturdum. Parmaklarım titrerken kapağını açtım. Bu defterden üç aydan bir iz bulur muydum acaba? Ben üç ayda şiir yazmadan duramazdım, veya anlatmadan. Eski yazılarıma şöyle bir göz gezdirdim, son yazdıklarıma da bakınca sonraki sayfayı çevirdim. Hatırlamadığım bir şiiri okuduğumda, kenarına not attığım tarihe baktım. Bu hatırlamayı bıraktığım tarihin bir hafta sonrasıydı. Elim sayfaları yavaş yavaş geçerken yeni şiirlerime baktım, bunları hatırlamamak kendimi garip hissettiriyordu. Bunlar benim eserlerimdi fakat hiçbiri hafızamın bir köşesini süslemiyordu.
Birkaç ay öncesinde yazdığım bir yazıya geldiğimde okumaya başladım.
''Bugün çok acı bir gerçeği öğrendim, ve benim tek sığınağım sensin. Annem ve babam konuşurlarken duydum az önce. Babam beni evlendirecekmiş! Müstakbel damadını bile seçmiş, bana haber vermeyeceklermiş! Tek seçeneğimin kaçmak olduğunu biliyorum defterim, bunun planını yaptım bile. Ama itiraf edeyim sana, çocuklar gibi hüngür hüngür ağlıyorum. Bunu bana nasıl yaparlar? Bu evde fazlalığım galiba defterim, şimdi en yakın arkadaşımı yani seni de alıp kaçıyorum bu evden, kaderimden kaçıyoruz birlikte. Az sonra Cemile'ye bavulumu koyacağım ve yeni hayatıma adımımı atmış olacağım. ''
Okuduğum cümleler beynimde kurşun etkisi yaparken elimden defteri düşürdüm. Evlendirecekmiş babam beni, kaçmışım demek. Aynaya baktığımda gördüğüm yüz, daha öncesine görmediğim bir yüzdü. Gerçekleri iliklerine hapsetmişti suratım, babasının yapacağı bu kaderi kaldırmaya çalışıyordu. Sol gözümden bir yaş süzülürken aynaya elimi uzattım ve onu tutmaya çalıştım. Çenemden yeri boylarken bir hıçkırık koptu boğazımdan. Bunu nasıl kaldırmıştım, nasıl kaldıracaktım tekrar? Gerçeklerle yüzleşmeye hazır mıydım ki, okumuştum o sayfayı? Ellerimi yüzümü kucaklayıp yüzümü gözyaşlarımdan arındırdım. Simay ve annemin konuşmadığı bir çok konu vardı fakat bu kadar ağır olacağını bilmiyordum.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları