Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Yanaklarım neden kaşınıyor? Bu ıslaklık ne? Uyan da bak Mısra, bunu da mı ben söyleyeyim?
Gözlerimi araladığımda turuncu tombul bir kedi görmem bir oldu. Başını hafifçe okşayıp doğruldum. Nereden girmiş bu odaya? Başımı yana çevirdiğimde odamın balkonunun kapısının açık olduğunu gördüm. Otelin en sevdiğim yanı, odama benziyor oluşu olmuştu. Minik bir balkonu vardı, içine bir masa ve sandalye zor alıyordu ama çiçekleri harikaydı. Kapısını dün akşam açık unutunca girmiş olmalı bu pisicik. Bir de ikinci kattaydı odam, çıkması gayet kolay olmuştur.
Boynunda minik bir çan vardı misafirimin. Turuncu ve sarı karışımı tüyleri, elaya yakın gözleri ve tombul patileri onu tatlı kılıyordu. Eh, kedileri hep sevmişimdir. Biraz bende kalsa bir sıkıntı olmaz galiba.
Yataktan son derece kötü bir vaziyette kalkıp tuvalete girdim. Dağınık, dalgaları birbirine girmiş saçlarımı ellerime su çarparak açmaya çalıştım. Ardından taradığımda biraz kabarmıştı ama öncesinden daha iyiydi. Üzerimi bir çırpıda değişip mutfağa gittim. Erkek olduğunu anladığım tombul misafirim, ayaklarıma dolandığında acıktığını, karnımın guruldadığındaysa acıktığımızı anladım. Adı konusunda biraz düşünsem de, en sonunda ona 'Osman' demeye karar verdim. Her zaman 'Kalk gidelim Osman' diyebileceğim birini istiyordum.
Osman'a sütlü ekmek koyup kendime kahvaltı hazırladım. Yabancıların kahvaltısı her ne kadar az olsa da, ben Türk olarak padişah sofrası kurup yemeği tercih ederim. Karnımın zillerini, reçelli ekmeklerle kestim. Sofrayı kaldırıp bugünkü planıma göz attım. Elbette dün gece yatmadan önce yazmıştım hepsini,
~İş bul.
~Dil kursunu sor.
~Otele yakın bir iş bul.
~Maaşı iyi olan bir iş bul.
~Kolay bir iş bul.
~Patronu cazgır olmayan bir iş bul.
Evet, burdan anladığımın üzerine iş bulmam gerekiyordu. Çok zekisin, kimse anlamadı iş bulacağını (!).
Kendimi fiziken hazırladıktan sonra, ruhen toparladım ve otelden ayrıldım. Görevliyi gözlerimle arayıp, bulduğumda,
''Yakınlarda bir dil kursu var mı acaba? Yerini tarif edebilir misiniz? '' Diye sordum en tatlı halimle. Saçıma son dakika geçirdiğim bandanayı elimle yoklarken, eli çenesine gitti biraz düşündü.
''Otelin önünden yürümeye başla, sağa doğru. İkinci soldan sola dön, oradaki sarı bina. '' dedi yavaş yavaş. Başımla onaylayıp, teşekkür ettim ve sırt çantamın kayışlarından tutup yola koyuldum. Tarif ettiği yolu aklımda tutmak için üstün bir çaba harcarken, yolu karıştırdığımı fark ettim.
''Birinci sol muydu, ikinci mi? '' Diye belirsizliğe düştüğümde, etrafımda az önce geldiğim yoldan bir iz yoktu. Hani yol asfalt ya, iz olmaması doğaldı...
Birine sormak için gözlem yapmaya başladım. Acaba şu lacivert çizgili pantolon giyen bayana mı sormalıydım, yoksa deri ceket giyen çocuğa mı? Fazla vakit kaybetmemek için önüme ilk gelen kişiye sordum,
''Merhaba. Buralardaki dil kursu nerede acaba? Tarif edebilir misiniz? '' dedim kelimeleri doğru seçmeye gayret ederek. Çocuk anlamadığım kelimeler söylemeye başladığında saf saf yüzüne baktım ve çaresizce,
Bu bölümün ilk 12 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
kalemine sağlık yazarım, yaz dizileri gibi hissettiriyor bölümler
Yorum
Yorum bulunamadı.