Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
KİTABIN MUTLU FİNALİNİN DEVAMIDIR.
***
Aynada bir kez daha kendimi kontrol ettim. Bir kez daha. Sonra bir kez daha. Giydiğim gece mavisi, üst kısmı straplez fakat kollarımı saran dantellerle fazla dekoltesi olmayan, yere kadar düz uzanan elbisem üzerime tam olmuştu. Tamam, belki terzinin de bunda payı vardı ama olsundu.
Omuzlarıma kadar olan saçlarımı düzleştirip iki yandan arkaya tutturmuştum. Yaptığım makyaj fazla ağır değildi, mavi tonlarında far ve ten rengi bir ruj. Bir de maskara tabi.
''Kız bakma süre
kli aynaya, çatlayacak valla. '' dediğinde Simay'a baktım. O gayet rahattı, gamsız işte ne olacak.
''Sus, sanki sen isteneceksin! '' deyip kapattım ağzını. Stresten karnıma ağrı girmişti. Babam nasıl karşılık verecekti, bilmiyordum. Marco biraz ılımlı yaklaşırdı, ona şüphem yoktu ama babamdan korkuyordum. Marco'nun beni istemeye geleceğini söylediğimde,
''Gavura verecek kızım yok benim! '' diye söylenmişti. Babam tam anlamıyla Anadolu kafasını taşıyordu. Yaban ellere kızını yollamak istemiyordu, ki bu en normal davranıydı. Evin tek çocuğuydum ve kız olduğum için de bu her zaman zor olacaktı, bunu biliyordum. Ben hatta babamın kalpten gideceğini bile düşünmüştüm açıkçası!
Zil sesi etrafa yayıldığında titreyen ayaklarımla hızlıca odadan çıktım. Annem de kapıya geldiğinde gözlerim babamı aradı.
''Baba! Gelsene hadi. '' salonda oturan babama seslendim. Yüzü ciddiydi, bana doğru döndü. Üzgün bakışlarımı yönlendirdiğimde pes etti ve ayağa kalkıp geldi. Bugün geçmek bilmeyecekti.
Kapıyı açtığımda karşımda Marco ve bir aile dostu vardı, İspanya'dan buraya isteme için gelmişti. Hoş, Marco evlilik teklifi ettiğinin ertesi günü bilet alıp Türkiye'ye gelmiştik. Çünkü Marco gayet ciddiydi ve benim ailemi çok özlediğimi biliyordu.
Marco otelde kalırken ben eve gelmiştim ve biraz hasret gidermiştik. Ardından Marco'yu onlara anlattığımda yaklaşık bir haftam onları ikna etmekle geçmişti. Babam şiddetle karşıydı, annem de keza öyleydi. Annemi ikna etmek kolay olmuştu, çünkü ağlayacak raddeye geldiğimde yumuşamıştı ama babam öyle değildi. Hem onları bırakıp gittiğim için hem de orada yabancı birine gönül kaptırıp evlenmek istediğim için kızgındı bana. İlk üç gün yüzüme bile bakmıyordu doğru düzgün, bu iyi haliydi.
''Hoşgeldiniz. '' dedim İspanyolca. İstemeden önce Marco'ya Türk geleneklerini anlatmıştım, neler yapması gerektiğini falan. Elindeki çiçekleri alırken içeri geçtiler ve kapıyo kapattım. Ayaküstü tanışma faslındaydık.
''Baba bu Marco. Yanındaki de aile dostu, William. '' dedim. William, amcam yaşında olduğu için, ona amca diyecektim.
''Hoşgeldiniz, ben Mısra. '' dedim ve elini sıktım. Gözlüklü, kır saçlı ve zayıf bir beyefendiydi.
''Merhaba Mısra. Marco'nun bahsettiği gibi çok güzelsin. '' diye iltifat ettiğinde teşekkür ettim. Marco babamın elini öptüğünde babam yüz vermedi ama hoşuna gittiğini biliyordum.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları