Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
''Cemile'yi aldın değil mi? Onu orada bırakma sakın. '' dedim Simay'a, yüzüncü kez.
''Evet aldım Mısra. Araban kadar beni de sevseydin keşke. Her aramanda Cemil de Cemile... '' diye hayıflanırken telefonu kulağımdan çekip gitmesini bekledim. Simay her zaman çok konuşuyordu. Anlattığı bir olayı dolandıra dolandıra birçok kez anlatırdı. Kucağımdaki Osman'ın başını okşarken çenesinden boynunu kaldırıp kafama yaklaştırdım. Bana kurbanlık koyun gibi bakarken minik burnunu burnuma deyirdim ve gözlerimi şaşı yaptım.
''Osman, senin iki gözünün ortasında siyah bir leke var. Hiç fark ettin mi? '' diye sordum. Kedi, mırıltılar çıkarmaya başladığında gözlerimi normale çevirip,
'' Fark etmedin mi, yani? '' diye direttim.
Başını çekmeye çalışırken onu engelledim ve olanlar oldu. Patilerini yanaklarıma koyup dişlerini çıkardı. Minik tırnakları yanaklarıma batarken, manyak kediyi kafamdan çekmeye çalıştım. Diğer yandan Simay telefonda bağırıyordu. Osman'ı belinden tutup fırlattığımda kedilere has biçimde dört ayak üstüne düştü ve ona koyduğum yemeği yemeye gitti.
Yanaklarım yanıyordu resmen. Ah be, Osman! Besledim, yatırdım, sevdim seni. Reva mıydı, bu bana! Telefona uzanıp,
''Hadi görüşürüz Simay. ''dedim ve suratıma kapattım. Koştura koştura aynaya gittim ve yanaklarıma baktım. Minik çiziklerden biraz kan akmıştı ama derin değildi.
''Osman en sevdiğim yanaklarımdı onlar! Yandın sen, balık yasak sana. Bir hafta boyunca!'' diye içeri bağırdım. Patilerini yalaya yalaya ayaklarıma geldiğinde dayanamayıp kucağıma aldım.
''Bugün büyük bir gün olmasa affetmem seni. Ama şanslısın. '' dedim ve kafasını salladım. Sallamak denemez aslında, başını okşarken birazcık beyin sarsıntısı hissetti, o kadar. Yere koyup, odaya gittim. Rastgele yerleştirdiğim kıyafet dolabımdan, siyah omuzları açık ve altın sarısı zımbaları olan bir bluz bir de siyah, üstünde siyah minik taşlardan kalpler olan bir pantolon çıkardım. Üzerime hızlıca geçirip siyah çantama gerekli ne varsa tıktım. Çantam hiç düzenli olmamıştır, eşyalarımı düzenli kullanırım fakat asla çantama düzenli koymam.
Bu da Mısra olma formülü 3 olsun.
Saçlarımı tepeden topuz yaptım hızlıca. Tabi ki ilk seferinde olamadığı için yaklaşık beş kere bozup yeniden yapmak zorunda kaldım. Ama bunu belirtip neden havalı oluşumdan ödün vereyim (!) değil mi? Hafif bir makyaj yapıp, ne kadar sevmesem de biraz parfüm sıktım. Parfümler insan kokusunu saklayan birer canavardır bence ama ter kokusu dışında tabi. Normal zamanlarda sıkmak hiç sevmem, burnum gıdıklanır yahu!
Bana iş teklifi yapan gence elbette hemen yanıt vermemiştim. Onlarca soru sormuştum, o da cevap vermişti. Bugünse ayrıntıları konuşup anlaşacaktık veya yollarımız ayrılacaktı. Verdikleri adres kağıdını elime alıp odadan çıktım. Görevliye bu kez sadece selam verip kendimi dışarıya attım. Çalıştıkları yer bir kafeydi. Bunu detayını verdiklerinde oldukça şaşırmıştım. Her hafta veya iki haftada bir sokakta böyle konser verirlermiş, her hafta farklı yerlerde oluyormuş. Onlara rastlamam kaderim miydi yoksa şans mıydı bilmiyorum. Sorunun cevabını az sonra öğrenecektim.
Bu bölümün ilk 12 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları