Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Acı, hissedilebilir miydi? Belki etmesen de organların tepkisini koyar mıydı ortaya? Yürek yanması mı denmeliydi buna, yoksa ateşin varoluşu mu? Canından can giderken, nasıl hissederdin? Eskiden ağlarlarken, elleriyle yüreklerini döverlermiş. Şimdi anlıyorum, yüreklerindeki yangını söndürmek içinmiş...
Konser bitmiş, kafede hiç kimse kalmamıştı. Marco, herkes dağılınca yanıma gelmişti ve biraz sohbet etmiştik. Onunla konuşurken kendimi, milyonlarca çivinin üstünde yatıyor gibi hissediyordum. Hayır, kesinlikle canım yanmıyordu, ya da etim kanamıyordu. Fakat çiviler bana batacak diye korkuyordum. Canımın yanmasından çok onun yakmasından korkuyordum.
''Herhangi bir eğitim aldın mı ses konusunda? '' diye devam ettirdi sohbeti, Marco.
''Hayır, ben edebiyat öğretmenliği okudum. Ama atanamadım malesef. ''
''Zor bir durum. Neden öğretmenlik istedin ki? '' diye sordu merakla. Gülümseyip,
''Şiir yazmayı, okumayı ve kitapları çok seviyorum. Yazarların kelimelerin arasına gizlediği anlamları bulmak, onların hissiyatlarını çözmek çok... '' cümlemi tamamlamak istediğim kelimeyi bilmiyordum o yüzden basit bir kelime yeğledim.
''Çok güzel. Ama elbette ki atanamayınca çalıştım. İstediğim meslek olmasa da yine sevdiğim nesnelerin yanındaydım. ''
''Tahmin edeyim... Kitap. '' dedi işaret parmağını dudaklarına götürüp. Bir saniye dondum kaldım, onu bu halde görmek normal gibi gözüküyordu fakat karizmatik bir havası vardı şuan. Parmakları ince ve uzundu. Dudakları, benimkinden biraz ince fakat rengi pembe değil açık şeftali rengindeydi. Göz rengi, maviydi fakat gökyüzü mavisi gibiydi. Açık bir renk, çok açık... GBT'sini de çıkarsaydın Mısra. İncelemeyi bırak da konuş çocukla.
''Evet, kütüphanede bir zamanlar görevliydim. '' dedim ve ellerimi cebime götürdüm. Marco, dudaklarını aralamış bir şey diyeceği sırada, içeriden bir ses duyuldu.
''Berto, Sofia, Mısra! Çabuk gelin, Alonzo iyi değil! ''
Alberto'nun çağırmasıyla hepimiz Alonzo'nun bulunduğu odaya koştuk. Odanın kapısı ardına kadar açıktı, banyo kapısı da öyle. Alberto, Alonzo'yu yatağa geri taşırken gördük.
''Alberto, neler oluyor? '' diye sordu Sofia merakla. Alonzo onun için çok önemliydi.
''Az önce geldim bakmaya, banyodaydı. '' dedi ve sustu. Adımlarımı banyoya çevirdim. Kapıdan tek elimle destek alıp,
''Bu ne böyle? Neden yerler... '' diyecektim fakat sonradan anladım. Alonzo kusmuştu. Alberto, Alonzo'yu yatağa yatırıp bize döndü ve hepimizi kapı önüne çıkardı.
''En son böyle olduğunda neler olduğunu biliyoruz. '' diye söze başladı Alberto. Hey! Biz de varız burada. Anlat biz de bilelim. Sorarcasına baktığımda anlatmaya devam etti,
''Alonzo'nun yaşadığı olaylar midesine vurur her zaman. Geçen sefer kız kardeşi evi terk ettiğinde böyle olmuştu. Bu sefer ne olduğunu çözemedim. Söylemiyor bana. Herkes sırayla gidip konuşmayı denesin, belki bir şey der. '' dedi ve yanımızdan ayrıldı. Sofia heme atlayıp,
''Bana kesinlikle anlatır, ben en yakınıyım onun. '' dedi ve odaya girdi. Bunun gereksiz bir hareket olduğunu düşündüm. Birinin hasta veya kötü olması beni çok etkilerdi. İnsanın acı çekişini izlemek çok kötüydü. Alonzo, her ne nedenden böyle olduysa umarım iyi olurdu. Kimse acı çekmeyi istemezdi.
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları